..''senden çocuk düşürmek istiyorum''.

14/5/2009 - Meltemime..

Sen gittiğinden beri iki kere hasta oldum oysa tembihlediğin gibi hep sıkı giyindim.

Ama anladım mesele atkıyı sarmakta değil, Marifet o atkıyı sana saran ellerdeymiş.

Ellerini özledim..

 

Hayat ne tuhaf değil mi bitanem? hiç beklemediğimiz bir anda kesişti yollarımız, yolun götürdüğü yere el ele yürümeye başladık. Hep sorunlarımla boğuştun, çözümler aradın, ağladığımda hiç ‘’sus’’demedin, aksine güzel ellerinle okşadın başımı.

Ellerini özledim.

 

Kimsenin bilmedikleri aramızda sırlaştı. Sıradanlaşmadan dost olduk biz. Paldır küldür

Düşer gibi damdan, kocaman bir nokta gibi cümlenin sonuna konan öyle geldin bana, ben oldun, ben en çok sen olmayı diledim. Öğrendim, ben o nokta olmadan kendini cümle sanan kelimeler dizisiymişim. Gidersen, devrilir isim hallerim..

Ah

Ellerini özledim..

 

Herkesin birbirinin ardından kuyu kazdığı topraklarda biz kazılan kuyuların üstünden atlıyorduk. Bilmiyorduk nasıl vuracağımızı önden gideni. Biz sadece seviyorduk, koşulsuz, şartsız ve inanarak. Biz hep yanlış insanları seviyorduk. Bunu seni görünce anladım!

Sen, dünyanın en naif kadınıydın. Beynimin içine girer, en ufak hücrelerimi bulur onlarla konuşur, beni kendime getirir ve sonra hiçbir şey yapmamışçasına dönerdin. Oysa bilirdim yanımda yatan, bana geceler boyu ders anlatan, bıkmadan sorunlarımla boğuşan, soğuktan titrediğimde üstündeki hırkayı omzuma atan hep sendin! Ben hep sen olmak istedim!

Ellerini özledim.

 

Küçük gözlerin, kalkık burnun hep gülümseyen dudaklarınla bana –senin de bilmediğin- bir dünya yarattın. Senin omuzların hep dik, alnın hep açıktı ve bir perinin taşıdığı asa gibi ellerinle düzelttin dağınık hayatımı. Sinirlendiğimde, ağladığımda, mutlu olduğumda hep sen vardın, ben hep yanında olmak istedim! Sinirlendiğinde, ağladığında, mutlu olduğunda hep elini tutmak istedim!

 

Ardında cennet saklı duvarların var senin sadece istediğine gösterdiğin. Eğer izin vermeseydin göremeyecektim Tanrı’nın gizli bahçesini, kalbinin içinde. Ama geçtim ben o eşikten, gördüm dünyanın sekizinci harikasını. Bir meyhanede rakıyı da senle içtim, bir barda dansı da seninle ettim, sevilmemesi gerekenleri seninle beraber sevmedim, seninle beraber uyudum senin pijamalarının içinde, senin kokunu sürdüm sen gittiğinde..

 

Sen gittiğinde ardında ne bıraktığını bildin mi Meltemim?

 

Hayatı koşarak yaşamaya çalışan, sürekli taşa takılan, sürekli dizi kanayan sürekli dizi kanadığı için mızmızlanan bir çocuktum, sen beni güçlü bir kadın yaptın. Şimdi daha inançlı bakıyorum hayata, şimdi omuzlarım senin kadar dik olsun diye sürekli ellerinden tutuyorum.

Özlediğim ellerinden!

 

Şimdi sana ellerimle pasta yapmak istiyorum!

Hiçbir şey hazır olmasın istiyorum

Çünkü biz bu dostluğu tıpkı bir nakış gibi ellerimizle ince ince işledik!

Çünkü biz,

Biz olmayı başarabildik.

İçinde sen ve benin ayrı olmadığı!

 

Kilometreler var aramızda. Böyle söylenince ağız dolusu geliyor, korkutuyor insanı.

Oysa her gözümü kapadığımda

Rüyalarıma giriyorsun.

 

Keşke burada olsan demeyeceğim,

Seni benden alıp götüren uçakla geri geleceğin günü bekleyecek

Ve ayrı geçen zamanlarımızın

Hesabını soracağım J

 

Doğum günün kutlu olsun

Seni seviyorum!

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/5/2008 - büyükinsan.

seviş yolcu-

büyük sözler söyle

ve hemen ayrıl

uçurumlar birleştirir

yüksek tepeleri..

 

(cemal süreya..)



 

 

Bir kriz anı sonrası..gözlerimi açtığımda,ellerime batan kırıkları görüyorum..kaçıncı ayna bu kırdığım?..kalkıyorum,bir duş alıyorum,bornozu fırlatıp orta yere,saçlarımı sıkı sıkı toplayıp en temiz elbiselerimi giyiyorum..ufak bir çantaya bir kaç makyaj malzemesi,Gorki’nin Ana kitabını,diş fırçamı ve tüm paramı doldurup çıkıyorum..bembeyaz olmuş yüzüme bakıyor komşular,hızlı adımlarla sorularına cevap vermeden taksi durağına yöneliyorum..

 

-havaalanına gidebilir miyiz?..

 

Hala ne kadar kibar kalabildiğimi düşünüyorum,bunca yokluk,acı,sefalet içinde yine de küfür etmiyorum Istanbul trafiğine.Taksimde bir turistle tanışmıştım,sırtında çantası dünyayı geziyordu..Aç kaldığında çalışıyordu ve ancak karnını doyurmaya yetecek kadar parası oluyordu.yarım yamalak bir ingilizceyle sordum;

 

-mutlu musun?...

-ailem çok zengin,isteseydim en iyi okullara gidebilir,harika bir yaşam sürebilirdim.

Oysa şimdi ölsem,beni nereye gömerler onu bile bilmiyorum,ama bu hayatı ben seçtim

Bu yüzden çok mutluyum.sen?..

-bu hayatı ben seçmedim.

 

Aklıma gelen anlara bir son verdim ve radyonun sesini açmasını istedim,bir sigara yaktım ve yolu izledim.

Sigara bitmeden,gelmiştik Alana.üstümdeki tüm metal eşyaları çıkarıp geçtim güvenlikten

Ve bingo,piercingim öttü!..insanlara bunu anlatamamanın sıkıntısıyla yürüdüm gişelere..

 

-ilk uçağa bir bilet.

-ilk uçak,akşam

-farketmez,gidecek başka yerim yok,beklemek zorundayım.

 

Inanamıyorum,bilet elimde..yarın sabah gözlerimi açtığım şehir başka olacak,yanımda sevdiğim adam.şimdilik pekte önemi yok okulun,işin.ya dondururum ya tekrar girerim sınavlara.ama haber vermeliyim değil mi,akşam beni karşılamalı.

Telefonu elime alıyorum ve bilindik numarayı hızlıca giriyorum;

 

-akşam ordayım!..

-gelme..diyor.

Neden diye sormuyor.

 

-peki,diyorum

Neden diye sormuyorum.

 

 

Geldiğimden daha perişan bir şekilde çıkıyorum dışarı,dünya başımın üstünde,başım benim üstümde dönüyor.güvendiğim birini alıyorum,bilirsiniz insan güvendiği adamlara aşık olamaz,aşık olduklarına güvenemez.

 

-Atatürk havalimanındayım,gelebilir misin?..

-20 dakkaya kadar ordayım.

-o kadar dayanamayabilirim,çabuk ol.

 

Beraber eve dönüyoruz.tüm dağıttıklarımı topluyor,eşyalarımı yerleştiriyor,halıları temizliyor

Yüzümü yıkıyor ve bir şarap seçiyor vitrinden.yeni aldığı bir filmi izliyoruz,

O da neden diye sormuyor.gelir geçer hallerime alışık,genel geçerlerimin üstündeyse hiç durmuyor.

 

Uyandığımda,gitmiş olduğunu farkediyorum.

 

Beni bir uçağın kavuşturacağı diğer adamı ise hiç aramıyorum,hiç aramıyor.

Hattımı çıkarıp kırıyorum ve ezbere bildiğim numarayı aramamak için telefonun fişini koparıyorum.

Günlerce kitap okuyorum,film izliyorum,yazıyor ve içiyorum.tüm komunist yazarları,milliyetçi şairleri,osmanlı padişahlarını ezberliyorum..

 

 

Aylar sonra bir mektup geliyor..yeniz yazmış..ya yeni hatırlamış ya yeni unutmuş..

Mektup kargoyla geliyor çünkü.

 

;

….sana hiç soru sormadım şimdiye kadar,beni neden sevdiğini, ,neden sadece ben seviyorum diye saçlarını boyattığını,beni özlediğini,kıskandığını,

Kendine özgürlük payı bırakmadan beni özgürleştirdiğini,bunca özel insan arasında beni nasıl bu kadar öznel kılabildiğini.

Ve en son neden gelmek istediğini.hiç sormadım.

 

Içindeki kocaman bir kadın olduğuna inandığım korkak bir çocuksun,tüm dünya sadece senin omzundaymış gibi yaşıyorsun hayatı,ya çok havadasın ya yerin dibinde.yetişemiyorum hızına,kararlarına,fikirlerine.anarşist söylemlerinle dünyaya kafa tutarken,kendinden kaçıyorsun..

Kaçıyorsun,evet!..nerde bir zorluk görsen,gitmek istiyorsun,başka şehirlere,başka insanlara başka dillere.savaşmayı bilmiyorsun,çocuğum.ölecek sanıyorsun kendini,cephelerin hep terkedilmiş..kan dökülür,kuşatılır sınırların ama bilmelisin çocuğum,sağ kalmakta bir ihtimal.

 

Sana gel deseydim,gelecektin.oysa sen hiç bir zaman geçmişini silemezsin bu yüzden bir geleceğimiz olmayacaktı,nerde sıkışıp kalacaktık düşündün mü?...ailen,okulun,arkadaşların alıştığın tüm hayatı bırakıp gelirken,aklın kalacaktı ardında.

Seni tanıyorum,mutsuz olacaktın ve beni sorumlu tutacaktın,bana kızacaktın

Hep seni sevdiğimden diyecektin.

Ve beni bırakıp kaçacaktın bu sefer de.

 

Sen hayatındaki kimseyi amaç olarak göremezsin,ama bırak bahanen olsaydım bile

Savaşman için olsaydım,

Kaçman için değil..

 

Sana,’aşk olsun’demeyi,içinde sen olan aşklar dilemeyi çok isterdim,

Ama mümkün değil artık…

 

Yine de bilki,

Hiç bir ayrılık bana bu derece acı vermedi….

 

Mektup bitti,

Yüzümü buz ısırdı sanki.

Durdum ve düşündüm.haklıydı..ne cevap yazdım ne haber verdim.

Ne de nasıl olduğunu bilmek istedim..

 

O bileti hiç atmadım,

Hiç gitmedim o şehre.hiç unutmadım O’nu..

 

Beni tek tanıyan,tek öğrenen

Ve herşeyimi bildiği halde sevip,

Herşeyiyle karşıma dikilen tek adam olduğu için

O’nu hep sevdim..

 

 

…………………………………………………………………………………………….

 

 

 

 

Doğum günün kutlu olsun..

 

 

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/4/2008 - hayaltacirleri..

*fotoğrafa bakamadım ki,koyabileyim..

 

 

Hayallerim düşüyor,düşürüyorlar

Ve kırık parçalardan kendilerine camdan ev yapıyorlar..

Ben kendimi kaybetmekten bile korkmadığımı,

Seni kaybetmeye bu kadar yakınken anlıyorum..

Sana vermek istediğim küçük dünyayı elimizden alıyorlar,

Hayatımızı çalıyorlar..

Bu bir kriz değiL,bu şişmiş gözlerim

Sana veremediğim gökyüzünün bedeLi!..

Beni bağışla..

Seni koruyamadığım,kollayamadığım

Sana bakan gözlerden sakınamadığım için!..

Çok da fazla bişey istememiştik biliyorsun..

Ben hiç bir sevgiliyi,hiç bir dostu,hiç bir beni

Sen kadar sevmedim..

Sen,

Göbek bağı benden kesilmeyen bebeğim..

Bıraksalardı da beraber büyüseydik,büyütseydik dünyayı avuçlarımızla..

Karlar eridi,güneşe yatırsaydık gözyaşlarımı…

Kokunu istiyorum,

Ve yüzünü..

Ve bizden çalıyorlar..

Bizi bizden alıyorlar..

Şimdi tam da şimdi

Ölmeyi dilerken bunca haksızlığın karşısında,

Seni terkedemem..

Seni ikinci kere kimsenin bırakmasına izin veremem..

Yanaklarının iz düşümü,

Aynamdaki fotoğraf..

Benim seni sevdiğim gibi

Kimseyi sevemeyecek olanlardan

Bir adalet beklemek çok zor,

Ama üzülme,

Bu masalın sonu daha yazıLmadı..

Orda dur,

Orda..

Geleceğim..

Geleceğimiz

Gelecek…

 

Seni seviyorum meleğim,şimdi ve tüm zamanlarının üstüne yemin ederim ki

Seni hep seveceğim…

 

*kendimi teselli edecek umut yoktu ve unut'u da yoktu artık bu işin..

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/3/2008 - yeniden?

 

45515612165156126545 kere saRıL bana...

herşey çok güzel oLacak..

ve ben bir çocuğun eLindeki uçurtma kadar renkLiyim...=)

yeniden mi başlıyoRuz,

yoksa zaten hep orda mı kaLmıştık?

 

 

*vizeLerden sonra buradayım.

özledim hepinizi.

 

 

Yorum (19) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/3/2008 - meleğenot'a.

 

 

bildim ki sevdiğim tek renk,turuncu,

gördüm ki ona en çok yakışan yeşiL..

duydum ki

sesi kuş cıvıltısı içimdeki o kocaman parkta.

Anladım ki

Sallanamam onsuz hiç bir salıncakta.

 

O benim meleğiM.

Kanatları şimdilik bende.

Uçamaz bensiz bir yere.

 

uçmamaLı../

 

bunca özlem karşısında kelimelerin bile boynu bükük../

ah niye iki ayrı şehir.

Ben güldüğümde

Görsem gamzelerini../

Uyurken boynuna dayasam

Omzumum.

Kokularımız karışsa.

Korkular bizden kaçsa.

 

Bgb..

 

Tutunduğum en güçlü dalsın

seni aşk bile

kıRamaz!

 

Seni ben o şehirden bile çok sevdim..

 

 

 

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Aslında hep farkındaydım senin için bir havaalanı olduğumun. İstediğin saatte siktirip gider, istediğin gece/özellikle ben uykudayken/ağzına sıçmak için uykularımın/ inerdin bana sertçe, frensiz, ışıksız, ve gürültülü! Bir merdiven akardı, akardı tüm basamakları ergenliğimin giderken sen... Çoğunluk ağlardım! Dişlerim ağarırdı inan. Bir köpek havlardı, bir kedi miyavlar, bir keçi geviş getirirdi. Tüm şehir siktir olup giderdiniz, tüm binalar, tüm sokak lambaları ve şiirler... Rahman Yıldız.

Kategoriler

Arkadaşlarım

j0ker
valeroso
beyazgelinciik
yagmurtuana
Özcan Çeltik
ordabirokulvar
siirimsilerle
ussuahkam
huzunlerinprensesi
papis85
silencieux
S£RÇ£ serçe
surgundekimavi
sevgiliask
toprakbulutu
yagmurvebiz
mirayy
odeja
rapkamyonu
spongefugi
suskunlugumsiyahinmatemi
sr1603
turkiyedeyasamak
sevdiyar47
koddelisi