26/11/2008 - benibirmeleköptü

Dün akşam ders çalışırken, altı yaşındaki kardeşim Banu geldi ve atıp önümdeki kitapları yere, yattı kucağıma, abla dedi; hadi bana bir masal anlat. İpek saçlarını okşamaya başladım ve o an uydurduğum yakışıklı prens, kırmızı başlıklı kız ve yedi cücelerinde içinde bulunduğu bir masal anlattı. Başını kaldırdı ve yüzüme baktı Banu; -Abla, bizim masalımızı anlatır mısın? Dedi Banumun yaşadıklarımıza verdiği isim bu; Bizim Masalımız. Annemin Banu’yu ilk eve getirdiği zamanı hatırlıyorum.Daha üç yaşındaydı ve ürkek bir kuş gibi etrafa bakıyordu.Abim ve babamla fazla konuşmuyordu ona öyle öğretmişlerdi. Annem Çocuk Esirgeme Kurumunda gönüllü annelik yaparken, eve her haftasonu farklı bir çocuk almayı önermişti, böylece çocuklar hem ev görmüş olurdu hem de biz bir işe yaramış olurduk.Eve gelen ilk çocuk Banu oldu,son da. Gördüğüm an çarpıldım, altın sarısı saçlarına ve harika burnuna. Tüm haftasonunu Banu ile geçirdik.Hiç unutmam telefonumu yere düşürdüğü için panik yapıp başını kalorifere vurmasını.Ona kızacağımızı düşünmüştü.Ona kızıyorlardı çünkü bişey düşürdüğünde. Babamla pazartesi akşamı eve döndüğümüzde, Banu’nun oyuncakları aynı yerde duruyordu ve babam ağlamaya başladı. O an anladık ki, Banu bizimdi. Hemen başvurduk yetkili kuruma.Odasını hazırladık, kıyafetlerini, oyuncaklarını.Sandık ki hemen alacağız. Hemen haber çıkacağını söyleyen yetkililer bizi iki sene beklettiler.İki sene boyunca her gün gittik.Kurumun verdiği özel izin sayesinde istediğimiz saatte girebiliyorduk. Babam iş çıkışlarında, ben okul dönüşlerinde, annem sabahtan gidiyordu.Banu pencerenin önünde bekliyordu bizi geleceğimiz saate yakın.Beraber yemek yiyor, izin aldıkca alışverişe –tatile gidiyor, haftasonları beraber uyuyorduk. Taa ki, çocukların ailelere alıştığı söylenerek haftasonları eve gitme izinleri kaldırılıncaya dek. Geç saate kadar yuvada kaldığım bir akşam, Banu’nun ateşi çıktı, bakıcı anneler ilaç verip üstünü çıkarıp yatırdılar- her çocuğa böyle yapılırdı. Başında bekledim Banu’nun,hayatımda ilk defa bir çocuğun başına sirkli bez koydum Sonra üstüme kustu, sonra üstüme kusuşuna beraber güldük. Banu uyuduktan sonra eve geldim ve sabaha kadar ağladım.Ya çıkarsa ateşi bir daha?kim bekleyecekti başında, ya canı bişey isterse, ya yine kusarsa?.. Burnu çok hassastır Banu’nun böyle eliyle bile tutsa kanar.Banunun kanını sildiği mendilleri saklardım,yaptığı resimleri, küçülen kıyafetlerini.Her gün fotoğraflarını çekerdim, büyüyüş evrelerini kaçırmamak için. Geçen yaz doğum günümü Banu’yla beraber kutladım yuvada. Onunla beraber pastamızı üfledikten sonra annem bana sarıldı ve Banu ağlamaya başladı. Annemi kıskanmıştı.Annem onu avuttuktan sonra Banu bana hediyesini verdim, iki tane sarı saçlı bir tane kahverengi saçlı kadın..Bak abla dedi; -Bu sarı saçlılar annemle ben,öteki sen, bu da evimizi.Bir gün hep beraber oraya gideceğiz. Ben ağlamaya başladım, Banu’da gülmeye. -Bakın dedi,ablamda beni kıskandı işte.:) Banu’yla beraber yuvada yaşlanacağımızı düşündüğüm vakitlerden birinde, Banu’yla görüşme yasağı koydular bize. Bunun için var olan sebepleri, çocuğun aileye alışıyor olmasaydı. İki sene boyunca bize her türlü izni veren kurum şimdi yasak koyuyordu. 1 hafta Banu’yu göremedik. Kreşine gittim bir gün,yanımda en yakın arkadaşımla.Kreşe de kağıt yollamışlar Banu’yu görmeyecekler diye.Orda bayılmışım. 1 hafta bekleyen annem o dönemin bakanına gitti.Sonra Uğur Dündar’la görüştü.Arayıp kurum yetkililerini, eğer Banu’yu göremezsek Uğur Dündar’a çıkacağını ve var olan tüm yanlışlıkları anlatacağını söyledi. İki sene bizi oyalayan kurum, iki gün içinde Banu’yu bize verdi. Ah güzel ülkem de ne güzel dönüyordu işler!.. Banuların grubuna gittik her zaman ki gibi camdaydı, hadi dedik Banu giyin montunu eve gidiyoruz. Ama kıyafetlerini de al,bir daha buraya dönmeyeceksin. Kıyafetlerim kalsın dedi. Hemen gidelim. Hemen gittik. Şimdi birinci senemizi dolduracağız, Banu’nun eve gelişinin. Anne ve babasının kim olduğunu ve nerede yaşadıklarını biliyoruz. Ve Banu’da biliyor; -Anne ben senin karnından çıkmasam da, beni en az ablam kadar seviyorsun. Şimdi annemin yanında uyuyan prenses, yarım saat sonra kalkıp okula gidecek. Onu giydirip, saçlarını yapıp, öpüp koklayacağım. Sonra okula gideceğim ve Banu benden önce dönüp bana kapıyı açacak. Anladım ki kaderin önüne geçilmiyor, Banu bizim kaderimizde.Dağılmaya başlayan ailemizin Aynı anda yapmak istediği tek şey Banu’nun bizim olmasını sağlamaktı. Banu bizi toparladı.Öyle şanslıyız ki, ah öyle. Allah onu bize bağışlasın. Öperim Banu’m.
|