26/4/2008 - kendim.

yazdım yazdım sildim..silmediklerimi kendimde biriktirdim..kendime gülen taraflarım vardı benim,nereye kaybolmuşlar anlamadım..kimseyi düşünmedim bugün..ilk defa..
sadece kendimle ilgilendim,kendime kızdım,kendimi sevdim,kendime küfrettim,küstüm barıştım,kovdum yine de kendimden uzağa gidemedim..
tüm küs olduklarımı affettim..ama içimden..yüksek sesle söylemeyeceğim artık hiç bir sevgi cümlesini..yankılandıkça anlamını yitiriyorlar..
aynı anda üç kitabı okudum,10 dakka uyudum aralarda..hava çok soğuktu dışarı çıkmadım,güneş yoksa kışa çıkmamalı insan..
bugün bir sürü şey anladım,bir sürü şey izledim..sonuçlar çıkardım hiç bir felsefe kitabına yazılmayacak olan..
zaten sonuçlar değil sorulardır,ilimi bilim yapan..
benden önce yazılmışları okudum..
nazımı,atillayı,nilgünü,iskenderi..
ben daha emeklerken onlar hayatı bitirmişler
keşke bize de söyleyecek bir kaç söz bıraksalarmış..
Atama bakarken,kılıç aliyi daha bir kıskandım bugün..arkadaşı değilse bile silahı olsaymışım keşke..ona yakın herhangi bir nesne...
onun güvendiği bir nesil olamamanın ağırlığı üstümde..
sonra marx geldi aklıma,;accumulate,accumulate.this is mose and all the prophets diyordu kitabında..
merak etme dedim,sonumuz geldi zaten kapitalizm hepimizi yutacak..
baksana çocuklarımızın isimlerini bile markalardan seçiyoruz..
oysa dedemin benim adımı verdiği bir dükkanı vardı eskiden..sonra battı dükan..
adım bile lanetliydi demek ki=)
iyi bir dost olmadığım geldi aklıma..kimseyi yarı yolda bırakmazdım ama eğer yolun sonu gelmişse ardıma bakmazdım..şimdi beni anmasalar bile ben hala seviyorum onları..
sadece bazen bazı insanlar sevildikleri yerde kalmalı..
iyi bir sevgili olamadığımda geldi aklıma..çabalamadım zaten de..olduğum gibi göstermedim kendimi kimseye..kimseye o kadar güvenmedim..bir iki süslü söz,iki mum ışığı,
pahalı hediyeler..aşkı bu zanneden adamlarla aynı masaya oturdum evet..ve gözümün karardığı vakitler kalkıp koştum..hiç biri anlamadı..kustum,kustum..içimdeki aptallığı çıkardım..
yine de hala kaLmış olmalı biraz..
iyi bir evlatta olamadım..çok üzdüm,hırpaladım,yaraladım..ben olsam yüzüme bakmazdım oysa ailem beni hep sevdiler..şanslıydım..şimdi belki çok geç değildir,onlara yeniden başlamak için..
iyi bir aşık da olamadım..psikopatca sevdim..aynı şehirde olmadığım erkeklerle belki karşılaşırız diye istanbulu karış karış gezdim..ağladım,ağlattım..düşündüm kendi düşlerimde boğdum nefesimi..bir masala inanıp nelere kandım..her sevilebilirim sandığımda karşıma çıkan benden önce aşık olmuş ve ikinci bir aşka asla inanmayan erkeklerdi..
onlar için ikinci bir şans bile değildim..
ama bu duruma yukarda masalarından kaçtıklarımın ahları sebep olmuş olabilir..
ilahi adalet budur belkide..
kendimi hep kelimelere sakladım..hüzünlü roller kestim,biçtim,giydim oysa harika kahkahalarda atabilirim..uluorta ağlamam ben o yüzden kelimelerimle benden önce tanışmış olanlar yüzünde bir şaşkınlık ifadesiyle bakarlar suratıma..
bu ağlak phaloe değil mi?''..
değilim sanırım..
düş sokağı sakinlerini,emre aydını,ezginin günlüğünü,feridun düzağacı,efkan şeşeni,ilkay akkayayı,zülfü livaneliyi dinlerim..
ihsan oktay anar ve orhan pamuk kitapları başucu kitaplarımdır..okudukca kıskançlık duygum artar ama bunları ben yazmalıydım diye deliririm..
hayatta olan şairlerden,küçük iskendere tutkunumdur..ezberebiliyorum sanırım şiirleri kadar kendini de..taksimde hırsız kılığında uzaktan izlerim onu..onun imkansız oluşuna bile taparım..
phaloe olmamın sebebi kendimi bir çeşmeye benzetmem sahiden..kimse suyumdan nasiplenemiyor orası ayrı,sadece kendime ağlarım çünkü..bir de geçmişle bir bağlantım var diye düşünürüm,bundan önce ki hayatımda 60 sonlarındaki bir sokak olma ihtimalim bile var..burnuma eski evlerin rutubet kokusu gelir çoğu zaman..mazi beni mi çağırıyor ne?..
geleceğe dair hayallerim var..okul bittiğinde kendimi israilde bulmak istiyorum,ortadoğu uzmanı olmak için..keşke doktor olsaydım ama o kodaman dünya liderleri(!) insanların ölüm emrini verirken ben bir kaç kurşun çıkarırdım bedenlerden..bana düşense o kodamanların hayatlarını,ideolojilerini ve eylemlerini belleğime kazıyıp hocalara sunmak..
her defasında bu dünyadan daha çok nefret ediyorum üstelik..
küreselleşelim derken,yuvarlaklaşıyoruz aslında..
aklıma geldi..izlemekten sıkılmadığım tek film var;uçurtmayı vurmasınlar..keşke vurmasalar..şimdi gidip izleyeyim tekrar..
bu yazıyı yazmamın bir anlamı yoktu,anlamlı olması için yazmadım zaten..
bugünü kendime adadım,bu yazıyı da..
media player da sabahtan beri dönen şarkı;ezginin günlüğü-eksik bir şey..
ve yazının çıkış noktası şudur ki,ben bir aslan kadınıyım ve kendime adadığım bugün ekşi sözlükte aslan kadını ile ilgili şunları okudum;
tuhaf sekilde mutsuzdur bu kadinlar... tatli, güzel, akilli, dedigim dediktirler ama bi ayaklari hep hüzün tasir... kendi kendileriyle yüzlesemezler bi türlü; bazen careyi anti-depresanlarda ararlar; yasamlari düsleri kadar mükemmel deildir cünkü...
yazanın eline,diline,yüreğine ve en azından beni çözen hücrelerine sağlık..
bitti..
*fotoğraftakiler uçurtma,benden uzakta olduğu halde sevdiklerim=)
|