...'a mektuplar-5

 


 


 

Dilsiz olsa idim, ellerimle anlatabilirdim bi'şeyleri. Dilim var ve yapamıyorum. Oysa güzel hayaller kurmuştum, gerçeklerle çarpışana kadar inandırmıştım seni, bunlara.. sonra..

sonrası muamma..


 

burdayım tam bu yatağın üzerinde oturuyorum ve kendimi kaybettim. Beni göremezsin. Uzaklık değil bu. İstesem gelebilirim, istesem sana ellerimle herşeyi anlatabilirim. Bir kalp koyarım, bak derim bu benim kalbim. İçinde adın yazılı. Bunu yaparım, ilkokuldaymış gibi hissedersin kendini.

Gülümsersin, küçük görürsün..Benim gücüm de büyük aşklara yetmez zaten..


 

haklı çıkarsın. Sen haklı çıkmayı hep becerirsin ama kendimi iyi hissetmem için susarsın. Susmayı da en iyi sen bilirsin.İnat değil mi? Ben hep bağırarak konuşurum. Tıkasana kulaklarını be adam! Sevme desene, itsene ellerinle. Bana ellerinle anlatsana !


 

İşine gelmez. Sevilmek dünyanın en muhteşem bencilliği ! Kendini ala koyamıyorsun.. ama beni koyuyorsun. Benim de işime geliyor, sen de kalmak. Bir daha yeni baştan birini sevebilmeyi becermek gözümde büyüyor...


 

keşke orda olsaydım. Orda olsaydım sana kek yapardım.beceremezdim ama denerdim. Sen gözlerime bakardın, ben gözlerimi ayna da görsem kaçardım. Sen gözlerime bakardın ben mutlaka bir sakarlık yapardım.

orda olsaydım. Sana adınla seslenirdim. Şimdi adınla sesleniyorum, ''o kim '' diye soruyorlar.


 

Annemin kokusu gibi tütüyorsun burnumda. Bildiğin açlık bu! İyiye, güzele, öfkeye ve evden barışı isteyecek tüm duygulara duyulan açlık gibi! Ve kapalı kapıların arkasında ki Hiçbir yönetici izin vermiyor kavuşmamıza. Aşk, aşk biraz da politika gibi değil mi sahi? Stratejik oyunlar, sürrealist kuramlar ve bazen kaybetmemek için masadan kalkıp gitmeler!


 

Beni sevmeyen insanları düşündükçe keşke onlarla bi kere konuşma şansım olsaydı diyorum. Ben sanıyorum ki, ah ben, dilimle herşeyi değiştirebilirim. Peki benim sevdiklerim? Onlar da dilleriyle sevilmez yapabilirler mi kendilerini?


 

Neresinden tutayım? Boş vereyim. Olmamış gibi davranayım. İnsan hafızasının içine edeyim. Herşey beynime yapışmış gibi. Siktirin gidin, siktirin gidin. Ah hayır ben dilimle Hiçbir boku çözemem..


 

insanlar ölüyor. Gözümün önünde. Bak gencecikler, bak çok yaşlılar. Bu sana bişeyi hatırlatıyor mu? Yenilerini doğurmaktan mı yanasın? Eskilerin yerini tutar mı? Çoğalmak, unutmak mı?

Ama hayat devam ediyor. Ölenle de ölünmüyor değil mi? Peki sen benim yaşadığımı mı düşünüyorsun?

İçimden ölüyorum. Görsen de, görmemiş gibi yapar mısın.. şimdilik, bunu annem bilsin istemiyorum..


 

ben sana seni özlediğimi yazmak istiyorum. Ama ardında bir neden arayacaksın. Sanki sadece çıkarlarımız için yan yanaydık.benim ne çıkarım olabilirdi ki ellerinden başka?

Bana ellerinle anlatsan..


 

şimdi sırtımdaki oyukla başlayan kızıl bir oyunun içindeyim. Saçlarım yaralarımı örtmüyor. Saçlarım yalanlarımı da örtmüyor. Oysa tembihlemiştim ağzıma, açılmayacaktı! Sadece kendimi bıçaklayacaktım, seni de öldürdüm..

 

Güneşli ve soğuk bir istanbul gününde, denize bakan bir bankta başını omzuma dayasan martılara simitleri bütün bütün atardım..


 

senden tek bir isteğim var şimdilerde,


 

müsait bir zamanında çok önemli bir konu hakkında susabilir miyiz?


 


 

Özgen.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !