...'a mektuplar-7

Sana ayık kafayla yazmak isterdim ama bu pek mümkün olmuyor zaten ayık kafayla yazdığımda da sen memnun olmuyorsun .hayır, memnuniyetsizlik ifadeni gördüğümden değil sadece tahmin ediyorum.

Oysa benim sana söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki. Benimle evlenir misin? Annen seni bunca yıl nasıl saklamış? Filmlerdeki gibi şimşekten korkarsam benim yanımda uyur musun? Beni çok kırsan gönlümü almak için uğraşır mısın? Migrenim tutsa beni yalnız bırakır mısın? Bir gün çok bunalıp gitmek istesem, gitmeyeceğimi bile bile ben de seninle gelirim der misin? Ülkede darbe oldu diyelim, beni saklar mısın? Her gece rakı sofrasında vatanı kurtarır mıyız?  Birbimize hediyeler alır mıyız? Ah doğru ben sana doğum günü hediyeni aylar önce alırım, telaşlanma. Birlikte film izler miyiz? Ben yemek yapmayı bilmediğimden seni aç bıraksam kızmazsın değil mi? Sen beni incitebilirsin ama ben seni asla. Hadi kır beni, affetmeye şimdiden razıyım! Ben istemiyorum çocuk ama sen illa da istersen ben sana hayır diyemem. Demek istiyordum ardı ardına hiç susmadan daha seni gördüğüm ilk gün.Ama başkaları beni ayıplabilirdi. Edep terbiye kalmamış gençlerde derdi yaşlı teyzeler. Oysa inan ben başkalarına karşı namussuz olsam da sana karşı çok masumdum. Zaten Allah şahidim,  yine de inanmam diyorsan ben bi’şey  yapamam. Eğer söyleyebilseydim sende tüm yara bırakanları öldürmeyi deneyecektim.  Tıpkı bir katil gibi, evet. Ah sen hiç tanışmadın benim bu yüzümle.Ben de bilmiyorum zaten. Ama kim sebep olduysa bu haline onu delik deşik edebilirim.Nasıl benim bakmaya doyamadığım yüzün üstünde aşk lekesi bırakır? Her gün bunu görerek ben nasıl kanatmam kendimi. Sen gözlerini yere eğdiğinde ben nasıl kapanmam dizlerine?Kolay mı sanıyorsun böyle yaşamak. Her dakikamı senle birlikte geçirirken kaçma yolları aramak? İnsan kendinden ancak kendini yakarak vazgeçer ama ben ölümü gördüm. Buna hazır değilim henüz ve zaten hiçbir şiir ben de intihar duygusu yaratmadı daha .Öleceksem ardımda kelimeleri bırakmayalım, sessiz sakin geberemem.

Gidişlerim bağırış çağırış dönüşlerim usul usul olurdu. Sen de tam tersini yaptın ya ben anlayamadım gittiğini. Yoksa önemlimi alırdım, yollara çin seddini kurardım, Berlin duvarını Almanya’nın tarihinden çalar sokağın ortasına dikerdim,kimse de bişey söyleyemezdi , bir aşkın içinde her şey meşrudur çünkü.

 

Eğer ben dün ölseydim çok pişman giderdim çünkü hergün seniunutmaya çalışıp ömrümden yüzelli sene götürüyordum.Şimdiyse aklımın ucuna gelmiyor seni düşünmekten vazgeçmek. Daha az sigara içiyorum, daha az sarhoş oluyorum. Seni düşünerek geçirdiğim hayat kısa anlıyor musun, bu yüzden kendime iyi bakıyorum!

 

Dur sakın yanlış anlama beni, ben senin beni sevmeni istemiyorum artık.  Çok geç her şey için. Sadece bana inan istiyorum. Aklına geldiğimde nasıl güldüğümüzü anımsa, benim yanında ağladığımı, deniz kıyısında üşüdüğümüzü, sana her gece kek yapma sözü vererek kapattığımı telefonu, herkesin beyaz atlı prensi olsan bile benim sadece insanım olduğunu..

Elimizde bunlardan fazlası yok zira. Çok yaşamadık ki biz seninle.İnsan azıcık tanıdığı birine sarılmak ister mi ilk gördüğü yerde? Lütfen beni bırakma! Bilmiyorsun bu hayat ne kadar korkutucu zaten başımda çatlıyor, düşüveririm yere. Bana suni teneffüs yaparsın bu ilk gerçek öpücüğümüz olur. Dudaklarımda ölmemden nasıl korktuğunun lezzetiyle yaşarım.

Sen tüm bunlara gülersin. Ve ben de seni görürsem eğer geniş zamanlarda içimdeki kan gölünün üstünü kadınsı yöntemlerle örter ve sana mutluymuşum gibi yaparım.

Sen de kalkar bunu yersin ya, ben en çok ona yanarım.

 

Özgen.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !