Banu'ya Mektuplar-1

Yanımda uyuyorsun. Başın kolumun üstünde duruyor. Sabaha kadar böyle yatabiliriz, kolum uyuşabilir- beynim de. Arada burnumu boynuna götürüyorum, biliyorum cennet kokuyor. Tanrı bize cenneti bu dünyada yaşatıyor.

 

Sonra aklıma geliyor, seni alamasaydık ne olurduk, ne hale gelirdik, sen nasıl yaralanırdın biz kaça bölünürdük? Kolum uyuşmaya başlıyor, fark ediyorum, büyüyorsun. İlk gördüğümüzdeki o ufacık kız çocuğu değilsin. Ön dişlerinde çıktı, okula da başladın, zamanın bu kadar hızlı geçmesi beni korkutuyor. Yetişkin bir birey olduğunda gitmek isteyebilirsin. “bizi bırakıp gitmezsin” değil mi diye soruyorum, mırıldanıyorsun uykunun içinde, “gitmem” diye.

 

Oysa şimdi bile gerçek aileni merak ediyorsun. Hak vermiyor değilim ama korkuyorum. Korkuyorum daha fazla aklın ermeye başladığında, ilk kavgalarımızda, ergenliğe girişinde, isteklerimiz birbirini tutmadığında, ilk aşık olduğunda ve kuvvetle muhtemel ki bu ağabeyinin hoşuna gitmediğinde içinden ve dışından, “ zaten gerçek ailem değilsiniz, beni sevmiyorsunuz” diyecek misin?

 

Aklından böyle bir şüphe geçmesin diye yazıyorum bunları. Ara ara – sık sık da yazacağım. Mesela sen okumayı sevmiyorsun ve sen okumadığın için annem iki gecedir ağlıyor. Anımsıyorum ki, ben okumayı kendi kendime öğrenmiştim-kimsenin de umurunda olmamıştı. Ama sen eline bir kitap aldığında evde bayram havası esiyor. İki cümleden sonra uyuyakalıyorsun gerçi J Babama beni neden baleye göndermedin çocukken diye bıdı bıdı yaptığımda “sen yeteneksizdin”J dedi. Muhtelemen benim de yetenekli olduğum konular vardı ama bunu farkında bile değillerdi. Oysa şimdi senin gözünün içine bakıyoruz, ne yapmak istiyorsun diye. Babamın en yakın arkadaşı olduğunu da unutmamak gerek, arkadaşlarıyla maça gitmek yerine, seni götürmeyi tercih ediyor J

 

Hayata karşı tüm isteklerini sen belirleyecek, kararlarını sen vereceksin. Ama unutma, biz hep yanında olacağız. Sana gözümüz gibi bakacağız. Çünkü sen gerçekten bizim gözlerimizsin, sana bişey olsa biz artık hiçbir şeyi göremeyiz.

 

 

13.09.2010

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !