Ben sana Ankara gibi aşık oldum''.



Sen telaşlı bir kalabalığı ağırlıyordun içinde sevgili..hep koşturan küçük insanların vardı içinde. Nereye gideceklerini bilmeyen ama hep yürüyen..

Istanbula benziyordun sevgilim..sapkındın.aramıza mesafeler, tek gecelik yaşamlar, başka vücutlar gidiyordu.

Istanbula benziyordun sevgilim..içindeki ağırlığı boşaltmak için organlarını bağışlamak gerekiyordu..

Seviyordun, kendine yaşayacak bir yer bulamadıkları için, kadın bedenine saklanan adamları.

Itelemiyordun,hayatın kenarına tutunan travestileri.

Beyoğluna benziyordun sevgili.

Oysa,

 Ben sana ankara gibi aşık olmuştum Rengi griye çalan mutluluklar belirmişti içimde,

Ayazda kalmış gibiydi ellerim, tenine dokunduğunda. Mesafeliydik sevgili, saygılı öpüşlerle bezedik birbirimizi..

Bu yüzden zordu sevgili..

Soğuktuk,

Her sevişme, sonu ölümle sonuçlanmayacak savaşlara dönüşüyordu..

Ben seni Ankara gibi sevdim sevgili. Koşturduğum bahçeler, elbisemi yırtan dikenler,

Oyunlarım, ilk arkadaşlarım, dedemin şefkatle bakan gözleri, ezberlediğim dualar,

Iki katlı köhne ev, sonu hep mutluluğa bağlanan masallar, maşallahlar..

Ben seni ankara gibi sevdim sevgili,

bu yüzden sen ne zaman ‘’ayrılık’’dese biri,

kanar dizi,içimdeki çocuğun..

sen  İstanbul gibi sevilmeliydin sevgilim.sağı solu belli olmayan, her an her gece her saat bir ölümü bekler gibi, ama korkmadan yaşamaktan, çıkmaz sokağa girebilecek kadar cesaretli,

nerden geldiğini hiç sormadan bağrına basabilecek gibi tüm insanları, pazarlayacağını bilerek duygularını yine de peşinden gidebilmek gibi bir ruh pezevenginin!

Ürkek,çekingen

Ve sokakta kaybolmuş bir çocuk gibi sevilmeliydin.

 

Beceremedim!

Tuttum seni Ankara gibi sevdim. Protokollerin baskıcı ağırlığında, sevişmelerin ayıp sayıldığı sokaklarda, varoşlarda biraz, iki yakası bir araya gelmeyen adamların sağ ceplerinde, bayram harçlıklarında, şeker kokulu saçlarda , babamın tutmayı çoktan bıraktığı elimde, kaba konuşmalarda, bıçkın delikanlılar da, bir devrim geçirdiğini çoktan unutmuş sokaklarda ..

Gençlik parkının içi arabesk kokan gecelerinde, bir Atari salonunda yenerken düşmanları,

Tüm dondurmaları almaya yeteceğini sandığım paramla..

 

Ne kudus kadar bereketli topraklarım,

Ne ırak kadar savaşlı ordularım

Ne filistin kadar yitik yolcularım vardı.

 

Sen istanbula benziyordun sevgili

Oysa ben tuttum,

Teninde dünyanın hiç bir ülkesine benzemeyen ülkeler buldum,

Orayı vatanım yaptım..’’

 Dolduramadım içindeki aç insanı.

 

Ben sana sadece

 ankara gibi aşık oldum sevgili.

Oysa sen,istanbul gibi ayrılıklara alışkındın.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !