8/6/2009 - Her Adam Katilimdi
Her adam katilimdi, her adamın kurbanı olmayı kendim seçmiştim biraz da. Kim yarasını gösterdiyse kanıp sözlerine, kanamıştım bacak aramda. Her defasında biraz daha küçüldüğümün farkındaydım ama bu önlenilemez bir süreçti. Yalnızlık virüsü damarlarımı ele geçirmiş, bedenimi dolaşıyordu. Yalnızlık, öpüşme yoluyla bana geçirdiğin bulaşıcı bir hastalıktı. Aynı dili konuşamasak da aynı dil ile öpüşüyorduk. Dilin dudaklarıma değiyordu ve ben ana babasını yitirdiği için kimsenin masallar anlatmadığı çocuğa dönüşüyordum. Kulağımda ermeni türküleri İspanyol ateşine atlıyordum. Sonra omzuma değiyordu başın, kırk kere atlıyordum eşiğinden, dilimde dualar, tanrı bana şarkılar söylüyordu. Bencil gülüşünle bana bakıp, yaktığın sigara erotizm kokmuyordu. Hiçbir zaman doyuramamıştım içindeki adamı. Ben olsa olsa bir tatminsizlik kanıtıydım, kendiyle yüzleşmekten kaçan! Teninin kokusuyla birleştiğim yataktan hamile kalırdım da sen beni gebe bırakmazdın suyu köküme akan aşklara. Hep bir dala tutunmaya ihtiyacım olacaktı. Hep başka adamların yanında ağlayacaktım. Bunu biliyordun değil mi, büyümemi istedin sadece. Bacaklarıma bakıyorum şimdi, dizimin üstünde bir yara, üstüne düştüğüm taşlardan kalma. Büyüdüm bak büyüdüm ama çocukluğumun izleri hala orda! Afili cümleler kurup kendimi anlaşılmaz kılabilirim, çözmeye çalıştıkça kendine dolanır, kendinle boğuşur, kendinle sevişir sonra yine kendine dönersin. Bu ateş Şems’in ateşi, kendin olana kadar yanamazsın! Ben de ağlayabilirim inan! Parmaklarımı ellerinin üzerinde gezdirip, eklem yerlerini ilikleyebilirim sözlerime. Ben de yosunları konuşturup, denizleri küstürebilirim adalara, yapabilirim inan. Ama elimden gelen bu kadar Saçlarımın rengini ne çok sevdiğin geliyor hatırıma, bu rengi yakıştırdığım bir diğer kadını da ne çok sevmiştin değil mi? Ben de sevmiştim tüm kadınlarını. Bu çok sapkınca geliyordu diğerlerine, ama kaderimizi öteki olmaktı. Öpüşmekle bulaştırabileceğin bir hastalıktı, yalnızlık. Sıkıştım kaldım ait olmakla senin olmak arasındaki yokluğa ve evet ikisi de sonu boşluğa açılan bir kapıydı. Sonunda sadece hiç olacaktım. Yarabandındım senin. Ne zaman kanasa bir yerin emerdim küçücük ağzımla. Sonra dokunuşlar kirli öpüşmelere dönüşürdü. Ruhum sürekli kirlenir, boyalarım akar, rimellerim gözüme kaçar, kör olurdum. Bu körlükle bire aydınlığa çıkarmak istediğim seni.. Benden önce var olan kadınları yenmek istemedim hiç, onların isimlerini çok sevdim, hayatlarını, kaldırımlarını. Bıraktıkları izlerin üstünden geçmedim, onlara yakın yerlerden sevmedim! Ben sadece bir yara bandıydım, iyileştirmek için örtünmedim sadece kapatmak istedim. Dışarıdan gelecek darbelere, bulaşacak mikroplara, üstüne atılacak tozlara karşın.. Bana bulaştırdığın yarayı fark etmeden. Şimdi içimde büyüyen bir irin var. Dokunma, elleme, üfleme! İşlediğin cinayetten pişman olma! Sen benim katilimdin ama kurbanın olmayı ben seçmiştim biraz da! Sen bir cinayete aşk süsü verdin ya!
özgenAydos
|