"...ey iki adımlık yerküre, senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!"

28/4/2008 - susturunsokakları!..

 

 

Hayatı durdurduğum anlardan biriydi..andı işte anı olamayacak kısa..zihnim hep tekrarladığı numarayı çevirdi sabit bir hattan..

sakin bir sesle karşılaştığım da uçup gitti sıkı sıkı tuttuğum güvenim..kısık ve tedirgince söyledim;

Dur,bir şarkı tuttum bak..dinleyelim önce,söylenecekler zaten hep dilimizde..

 

 

 

Şaşırmadın..sende  bir hayret cümlesi bile olamadığımı anlayınca,tüm ünlemleri kaldırdım cümlelerimden..

Ki biliyordum elini her attığında bulmamak için boşluğumu da kaldırmıştın bir çekmeceye..düzenli bir bitişti,tarihini tek tek atmıştın yaşadığımız günlere..

Bense şaşkındım bu durum komedisinin içinde,bunu bile becerememiştim,

Ayrılığımızı da güldün..

 

(-kendime sığamadığım da,saklandığım gamzelerinle gülümsedni..)

 

-         zaten olmazdı’’dedni..

 

 

 

Kulağımda çınladı  iki kelime..başıma birşeyleri hatırlatırcasına ağrıdı,beynime giden kıvrımlar..

Camı kırdım,ellerim kanıyor hala....kanamalı bir yürekle yazıyorum bunları,dikkat eet aşk üstüne sıçramasın..

Hiç bir ayrılığa gözü yaşlı çıkmadım,üşütmem imkansız..beni merak etme,soytarı prens..

 

aklımın  içinde düşündüklerim mi var,yoksa hepsini yitiriyor muyum yavaş yavaş,

Bunca kelime nereye gidiyor,nereye akıyor kirli düşler,

Ellerim pis şimdi,ellerim buğuya yazılamayan acının sessiz harfleri,

Öpme!..

Bu masaldaki kurbağa benim..

 

Yel değirmenlerine yek başına dövüşen bir donkişot olursam,senden alıp kendime veririm hep,

Istediğim biraz adalet..

 

 

 

Bir kıta,okyanusa gömülü,dünyanın en çorak,en uzak,insana en tuzak yeri..Tanrı bile yaratırken hatırlamış yalnızca..

Suret düşmüyor,güneşin kavurduğu vakitler,yağmur yok..ağlamıyor hera!..ve dişini bileyip bağırmıyor Zeus’a..

Keşfedilmeyi beklemekten yosun tutmuş,uğramamış zheng he adı kalbim olan kıtaya..

Halklara uzak,ırklara düşman,kendinden başka kimsenin yaşayamayacağı bir avuç toprak,

Hey beyaz,getirdiğin aşkı al ve çek ellerini ülkemden..

Bu filmdeki kızıl-derili benim..

 

 

Seni paylaşamıyorken,senle paylaşmak istiyorum kendimi..bugün bir film izledim..

Çocuğun avcundan kelebekler dökülüyordu yere,masalın içinde bir masal işte,

Herkesin kendi dünyasında mutlu olduğu o ütopik dünya..bense evvel zaman içinde kalburlara saklanmış,develerin işgal ettiği,

Dedemin bile ninni dinlediği zamanlardan çalıyordum seni,bu yüzden birleşemiyorduk herhangi bir zaman aralığında..

(Aralıklar,ruhumun işkence mevsimi..) benim cennetim sendin,her gün bin kere kovulduğum..

Bugün çocuk parkına gittim ben,büyütemediğim ruhumla..uçtum,boyum kadar salıncakta..şarkılar söyledim adına adanmış..

Bir çocuk kadar hür olmak,yetişkin bakışlarda mahcubiyet oluyordu..kızaran yanaklarımla indim kaydırağın tepesinden,

Umutlarım kaydı gitti ellerimden..

Senle bir tahtıravelliye bindiğimiz de,yer değil yar çekti beni..

Düş’ürdüm avucumdaki gölgeni..’’

Bugün..çok güldüm..kuytularda ağladım ve gömdüm yaşlarımı toprağa,

Bir gözyaşı ağacım olacak,dallarına sensizliği bağlayacağım..bağlanacak o kuşak belime biliyorum..

Biliyorum işte..

Kırmızı..

 

 

‘’kasıklarda ya da kalpte aşk sadece aşk diyordu

Çünkü bir adam,

Aşk mükemmel bir yaklaşımla kay kaşığına benzetildiğinde bile

Sadece aşktır,ya yaşanır ya yaşanmaz diyordu..’’

 

Hak veriyordum..

Hak..

Hakkım olanı alamadığım da,

Verebildiğim tek şey oluyordu..

 

 

‘’zaten olmazdı..’’

Biliyorsun..

 

 

Çocuk oyunlarımı çaldın,giderken..

Tüm sokaklar artık yetim..

 

 

Ve

Şimdi sessizlik..

 

Düş'ler (5) :: Düş'ünü yaz :: Bağlantı

4/4/2008 - banageçmişçarptı.

ben tarihten geldim dedi.

o tarihi hiç unutmamıştım kii..dedim.

 

‘’O kadar özledim ki,dayanamadım sana getirdim tüm biriktirdiklerimi..,

Bir sızı değilsem bile,sızıntın olayım,geçeyim derinin altından akayım ince ince yüreğinin içine..buldum seni,yeniden ve okudum,o adam ben miyim,söyle..hatırlamışsın oysa ne zaman doğduğumu..

Beni hala söylediğimiz şarkılar kadar seviyor musun,özlüyor musun..o kadar yazdım sana neden bir cevap bile vermedin…’’dedi..

 

Yüzüne bakmadan durdum.usuLca nefes aldım,biliyordum konuşsam,gidecekti yine..

Bir yer bile olmamıştım ki,üstüme basmadan geçip,gitmişti benden.şimdi veremediğim tüm cevapları yazıyorum..;

 

-ben ağlarken yürüyebiLmeyi,konuşabiLmeyi,yazaBilmeyi, ağlarken yaşayabiLmeli,

Seni özlerken öğrendim.sen uyurken izleyebilmeyi dilerdim,bir çocuk edasıyla büzülen dudaklarını ve gözlerin kapalıyken de o kadar anlamLı mı diye düşünüp dururdum.

Bakmaya utanırdım,dilim lal olurdu karşılaştığımız o kısa anlarda sen nazım oluyordun her defasında,her defasında deniz oluyordun,hüseyin oluyordun.yollarda bağırıyordun, bir devrime koşarken içimde devinimler yaratıyordun…bekliyordum,sonu görünmeyen bir yoldan gelecek adımları,saçlarım şeker kokuyordu senin kardeş kokun yandında saçlarını seviyordum,gözlerini seviyordum hep dik duran başınla yürüdüğün yolları öpüyordum..

Izlerin vardı..üstünden geçiyordum../iki parmak izi bir aşkı bulmaya yetmiyordu..

 

Renklerimi boyuyordum siyaha,beyaza.sıradanlığı ve herkes gibi olabilmeyi seninle öğreniyordum.sana her sustuğumda,asi yanlarımı öldürüyordum.incitmekten korktuğun zamanlar oluyordu.’git’diyordun,kalbini kıracağım,git..

Ben seni bana sağlam bir kalp hediye edesin diye sevmiyordum ki..’’

 

Koridorlarda yankılanan sesini duyuyordum,sesin içine girmek istiyordum aklımda çırpınan kuş kanatlarıyla.sana şarkılar yazıyordum,benden başka kimsenin söylemeyeceği,sana tablolar çiziyordum iki ucu yaLnızlık olan.ben kimi sevsem,senden başka kimseyi sevemeyeceğimi anlıyordum.yan yana olmasakta aynı kareye dahil olalım diye ayak ucunda duruyordum.

 

O adam sen değilsin çünkü hiç bir zaman zamirle söylenilecek kadar uzağa kaçamadın.resmin  hala başucumda.bazen öpüyorum onu,annen oluyorum o vakit,baban kokuyorum..

Seninle doğmanın,seni doğurmak kadar acılı ve sancılı olduğunu biliyorum.hayır diyorum,uyutmayın beni,izleyeceğim bu var oLuşu!

Kendinde azaldıkça ben de çoğalıyorsun…!

 

Adını seviyordum..okşayan ellerim vardı,cama yansıyan gölgeni.perakendeye vermiyordum aşkı hepsi toptandı.alacak gücün yoktu,kalsın demiştin..üstü kalsındı,alt tarafı aşktı..

kırıLan hayallerim sağına soluna batıyordu.sana gelemiyorsam sona yaklaşıyordum.kendimi hapsediyordum odamın duvarlarına..!

seni özlerken öğreniyordum beni ancak taşların anladığını..

seni özlerken öğrendim aşkın karşısında berlin duvarının bile yıkıLdığını..

 

Istanbul oluyordum.onca kalabalıklar geziyordu içimde,dilini anlamadığım insanlara tercüme ediyordum seni,ne zaman bir sayfaya başlasam kenar süsü gibi örülüyordun,ne zaman bir yolda yürümeye kalksam ayağıma dolanan kedi misali sürtüyordun en nankör yanlarını,

Ne zaman bir şehirler arası otobüse binsem,usumun kaldığı yer oluyordu,vardığım tüm kentler,

Ne zaman bir kız görsem genç ve narin,Pazar gününü siliyordum haftalardan.6 gün yaşıyordum,6 gün nefes alıyor,6 gün uyuyordum..

Çünkü bir pazardı,kar yağıyordu ve bir adam içime kaçmıştı..ondan bu yıpranmışlığım,karmaşıklığım,kendimi doladığım tüm düğümler..aynı beden de yaşayan iki kişi taşıdım.bunca zaman ‘bir’leşemediLer..

 

Yazdığın tüm mektuplar,cevapsız kalıyordu.ne zaman alsam kağıdı önüme,senle doluyordu tüm beyazlıklar,yazacak yer kalmıyordu.adres değişti sanıyordun..sen gittiğiden beri değişti sokak isimleri yalan değil!..

Bebekler doğdu,yeni şarkılar dillendi,o sevdiğimiz ev koca bir alışveriş merkezi oldu.

Duygularını paraya değiştiriyor insanlar şimdilerde.sen gittiğinden beri,ben koca bir kız oldum..!kendi başıma yürüyorum artık hayatın yollarında,dikenler batıyor tenime,kanıyorum bazen,

Bazen düşüyorum,sargılı kollarımla aralıyorum kapıları.ama inan hiç yalvarmıyorum!aynada seni görebilmek için eğmedim hiç başımı!...

 

Oysa ben seninle büyümek istiyordum..tuhaf ki sen hiç büyümüyordun..

Tüm insanları seviyordum..kiminin ağzı sendi,kiminin gözleri,kiminin boynu..

Seviyordum çünkü tüm olamasalarda hepsi senin parçalarındı.

 

Yanımdaydın ve yalnızdım.paylaşılabilecek bir sevda değildi,anlamıyordun.

Inanmıyordun..

Sana bir kere bile dokunmadığım,dudaklarımla sevmediğim,yüzüne baktığımda kızaran yanaklarımı görmediğin için,

‘’böyle bir aşk olamaz’’demiştin..

Giderken..

 

Durdurmadım.gitmekte sevmek gibi senin tercihindi.

Tenine değen bir aşk bulmuştun ve karşı evi görüyordun perdeni her araladığında.

Sesame çarpıyordu,kırdığın hayallerim.yaralanıyordum,kanı içime akıtıyordum,görürsen korkardın,kollardın beni kendinden

Oysa ben,

Gittiğine değecek kadar mutlu ol istiyordum.o kadın seni benden daha çok sevsin istiyordum,koysun başını omzuna,güvende olduğun hissetsin istiyordum.

 

Sen yokken ben onca sıcakta,kendi kışımı yaşıyordum..

 

 

 

Senden başka kimseyi görmemek için,aynaya bile bakmıyordum.erkekleşmek istiyordum kadınlığım açtığı tüm yaralara inat.hayallerimizi baştan kuruyordum her gün,olur ya gelmek istersen değişen hiç bişey olmadığını gör diye.iki nefeste bir bayılıyordum sonra.iLk o zaman başlamıştı bu çarpıntılarım.

Sana çarpmamak için kendime vuruyordum her defasında.kimle tanışsam önce seni tanıtıyordum onlara.kimi bilsem,adınındaki anlamı arıyordum gözlerinde.ön saflara koşuyordum özgürlük yürüyüşlerinde,bayrak hala sen de mi diye?

Sıkı bir adalet adamı ol istiyordum,en çok haksızlığa dayanamazdın bana subjektif bakamadığın öznel yanlarında.

 

Başka bir kadını severken sen,

Ben perşembeyi cumaya bağlayan tüm geceler de dua ediyordum.

Benden ayrı olsanda aynı kal diye..!

 

 

Yine de bir kere bile sana seni ne kadar sevdiğimi söylememiştim.

Böyle aşk olmaz dediğinde savunmamıştım kendimi.aşk diye bildiğim tüm soyut kavramlar sen de somutlaşıyordu ve ben bir fiili bir isimden ayırmasını bile bilmeyen,

Imla hatalarımla,sorguya giremezdim.olur ya bilemezdim belki de

‘aşk nedir’sorusunun cevabını,sonra bana gülerdi tüm insanlar.bilmediğim de susarım ben,

Anla sana neden hiç söz hakkı tanımadığımı!..

 

Giderken,bir kitap almıştım sana.içine sözler biriktirmiştim..söyleyecek sözüm kalmadığında,

Söylenmişlerle an diye..

Kirpiklerinde ki yıldızlar düşmesin diye,hiç dilek dilemedim..

Nerde olursan ol,iyi ol istedim.

Kolun sağlam olsun da,hangi kolda oLmak istediğin sana kalsın/dı..

 

Zaman aktı sonra.bir kum saati gibi,bana genzime kaçtı tüm seneler..

Başka bir adamın elini tuttuğumda,gördüm hep dik duran başını

 

 

Sonra başka adamlar biLdim ben,dokundum,kokladım,sarıldım,sarmalandım.

Utandım,, . Ve sadece sana benzeyen adamları sevdiğim için..

 

Hepsi bir hayaldi,gerçeğine yeniLdiğim..

 

 

Şimdi..tam da bu zaman da,

Diyorsun ki,

‘’hala bir yerindeysem kalbinin,

Hadi bana bir mektup yaz..’’

 

 

Eğer hala çocuk olsaydım,

Alaaddinden seni dilerdim..ama aynı hikayeyi bir kere daha

Yazacak güç yok parmaklarımda..

 

‘’giderken en çok geleceğimi götürmüşsün

O yüzden cümlelerim hep di’li geçmişlerde kaldı..’’

 

Şimdi seni ardımda bırakarak yürüdüğüm bu yolda

Tek bir şiir takılı dilime;

 

 

Beni düşün öyleyse
Beni hayretin ve karanlığın eşiğinde
Beni fitillerde başlayan bir fısıltı
Anında ilk satırını yazarken bir bildirinin
Kulaktan kulağa dolaşan haberlerin bağrında
Beni dar camlarda değil
Bir bulutun seyrinde düşün
Burada ortasında sıçraya sıçraya kabaran alevlerin...

 

*Konuşmadığım için susuyorum sanma,

hiç nokta koymadığım bir cümlesin,

Hikayeyi bitirmemi bekleme.

Düş'ler (8) :: Düş'ünü yaz :: Bağlantı

18/3/2008 - hiçbişey.

4 sene önce..d'ye..

sana bir satır arasında çarpmak

ve böyle sitemli olmak çok zordu..

hele seni paylaşabilmek..

 

Var midir ölmeyi istemenin,
"intihar"dan farkli bir adi..
Var midir acaba,cenazemi tasiyacak olan omuzlarda azicik ben sevgisi..
Ne olur diyorum bazen..tüm simarikligimla..
Ölsem Allah'im..
Yakismiyor sana diyorlar..
Bana yakisan yasamaksa,neden siritiyor bu kadar..
Kizilaydan dagitilmis gibi,benim üstümde yasam..
Kalbimi parça parça ettim..
ve dagittim yoksun kalanlara...
"Organ bagisi"denebilir mi buna..?
Öyleyse eger..
iyi bisey yaptim..
gurur duyabilirim bugün kendimle..
Haber vermeli ama herkese..
Insanlar yürümeli bugün dünyanin her yerinde...
Beni konusmalilar..
Sen sevgisinden arindigim ve artik farkli yüzleri görebildigim için kutlamali beni!!!
Senin içinde öldürdügüm sularla yüzümü yikadim..
Kanin içimden akti gitti..
Ve ben öldürdüm çocuklarimi!
Benzemeyeceklerse sana..Ne anlami vardi onlarin kalbimin içinde!
Bencilce ve utanmazca yazdigim bu satirlar,
ayiplanabilir...
Ahlak disi bulunabilir ve yargilanabilirim örnek olmadigim için küçüklerime..
Ve yasaklanabilirim tüm kitabevlerinde!
Belki alnimin ortasina +18 yazarlar..
Bildigim tüm yanlislari haykirdigim için korkusuzca
beni bir hastaneye bile kapatabilirler..
Ve belki ölmek istedigimden simdi..suan..
Çekebilirler beynimin kivrimlarini..
Kalmadigindan bir ottan farkim,sulamak yerine koparabilirler..
Ama bilki tüm bunlara ragmen..
Ben senin içinden çikmayacagim!!!
Dilinde bir küfür olmaya devam edecegim..
Tüküremediginden sokaga,utandigin için..
Hep agzinin en islak yerinde kalacagim...
Ne zaman acisa dilin,
benim üstüme soguk bir su içmek zorunda kalacaksin!!

 

*(vizelerimin başlaması ve ders çalışmak zorunda olduğum için yazmaya biraz ara veriyorum :(

olur ya merak edersiniz....)

özgen..

Düş'ler (7) :: Düş'ünü yaz :: Bağlantı

5/2/2008 - açıkbirdenize

 

 

28 12 2007, 0:37

Bu bir süreç.zamanla oluyor sana alışmak,tanımlamak.sana aşık olabilmek..
önce alnına değiyor ellerim,perçemlerini ayırıyorum,başını okşuyorum.ve sonra iki gözünün ortasına kayıyor parmağım,uzun bir çizgiyle burnuna dokunuyorum.bir süre yanaklarında geziyor ellerim.dudaklarını geçiyorum ama.onlar günah.öpülesi değil konuşulası dudakların bana ayıp.
ayıp.sakalların ellerime batıyor.bir kesik gibi,kedi tırmalamış gibi izlerin kalıyor,ellerimde.
ben seni bu gece -ayık haLimle- yansımandan seviyorum.aynalar çarpıp kırılan görüntün varya,-ki bak çıkardığımda seni cam bardaktan hala bütünsün- ona bakıyorum.beni görmüyorsun biliyorum.o yüzden bu dağınıklığım.saçlarımı açmayışım.
makyaj yapmayışım.beni böyle görsen tanıyamazsın.maskemi çıkardım.beni 'güzel'diye betimleyenlere armağan ettim.
ben seni en çirkin,en umursamaz,en koyu halimle sevdim.dilimle damağım arasında bir yara var.tadı bir tuhaf.seni keşfetmek gibi bişey.önce kabuk bağlıyor sanıyorsun yara,dilini oynatınca üstünde acıyor canın ve biraz kanıyor.ama ne olursa olsun üstüne hep bir bardak soğuk su içmek zorunda kalıyorsun.
Tanrı beni algıladığı için varsın sen,unutma.!yaratıcının ben olduğumu biL.gözlerimi kapatsam ve biraz uyusam öleceksin sen.günlerdir bu yüzden baygınım ve belkide sarhoş.utanmıyorum sızıyor olmaktan.kaybolduğumda beni merak edecek dostlarım var,benimle -gece ile sabah arasındaki o karanlıkta- bir hayalin peşinde koşacak dostlarım var.sızmaktan utanmıyorum.evet.çünkü görmüyorsun.içkiliyken ne kadar 'ben'im.
ben sana hep saklanmış taraflarımla geldim.sormadın ve ben konuştum.neyi ne kadar bilmek istediğini bile bilmiyordum oysa.
Gözyaşlarımı öpen sevgililerim oldu benim-o gözyaşları sen içindi.bilmeden sildiler yaşlarımı,sarılarak teselli ettiler.
beni sevdiLer.
benim seni sevdiğim gibi değiL.
onun seni sevdiği gibi hiç değiL.
ama kendilerince çokca sevdiler.hala özleyecek kadar.ama inan ben hatırlamıyorum bile isimleri neydi?
ne me lazımlardı?
neden vardıLar?
ben senle bu kadar dolu ve bu kadar doymuşken,yanımda ne yaptılar?
utanmadılar mı kendilerine ait olmayan bir kadını sevmekten?
Ey SevgiLİ,
bu puslu,sisli,sokakları -bu saatte-travestilerle dolu olan şehirde sen ne yapıyorsun?
Öldün belkide.ama bende varsın.çünkü seni düşünen benim.
hiç yokken,olmamışken daha doğmamışken,
seni bana ilkokulda taktılar,önlüğümün üstünde kırmızı bir kurdeleydin.
ne çabuk kirlendin?
Bana 'o'nu sevmediğini söyle.bana bir nazım oku,bana bir deniz getir,an/a/karadan.
ve bana bir tütün sar.içime çek.içini bırak içime,giderKen.
gelişlerin uzun sürüyor.ha bire yaşlanıyorum.yüzümdeki kırışıklıkları görme diye çarşafa dolandım.
beni karanlıklarda sev.!utanırım.
beLkide sen çok çiRkinsin artık.yaratık olabilirsin koca elli.ve şaşıdır gözlerin.
öyle çirkinsindir ki belki.güzelleri sevmen bu yüzdendir.
beni beğenmeyeşin.
küçükken yediğim şekerler yüzündendiR.
annem o zaman söylemişti.
'yeme kızm karnım ağrır.'
Bilmemiştim.o ağrı bu ağrıymış.yıllarca saklanmış midemin ardına.ses etmemiş.
ama şimdi aynı ağrı kalbimi yokluyor.

-kalbimi saatlerce sorguluyor yaradan.ama hiç öldürmüyor.-


Seni sevmek,senle uyunulacak yatağı düşünmek,sabah uyandığında olanca çirkinliğine bana gülümseyeceğini bilmek.
öyle zor ki.
ellerini acıtan soğuk suyla,
yüzüne balyoz etkisi yapmak gibi.

Çarşaflarını ütüle,
ölmeye geliyorum.

 

 

ben kendi boğazımı sıkmıştım,kanlı ellerimle.sen neden öldün ki?canın acısın bile istememiştim ben.bir bakıp çıkacaktım.soluk alışverişini dinleyip,camların buğusuna parmaklarımla adımızı yazacaktım.
üstünede en fiyakalısından bir kalp çizecektim.ama sen öldün.
şimdi ne yapmalı?
seni kundaklara sarıp,kulağının içine aşkla fısıldamalı;
'gittiğin yerde-cennette-kendine iyi bakmana gerek yok,kanatlarını bana bırak'
kanatlarını bana bırak ki,sana gelebileyim.bırak ki gülüşlerinin içinde yer edebileyim.
seni sevebileyim.gözlerimle öpeyim gözlerini.
öldün ama sen.
ben sana toprak altında aşk vaad etmemiştim.!
özür dilerim.





dedi ki:bunları kime yazıyorsun?içinden gelene mi,eskilerden birine mi?
dedim ki:içimden gelene,hayatımdan geç/ememiş/ene.

Düş'ler (6) :: Düş'ünü yaz :: Bağlantı

24/4/2007 - Kendine İyi Bak

Kendine iyi bak,

Beni düşünme

Su akar yatağını bulur..

diyor yanık sesli adam..

düşünüyorum..

yerini bulmuş suları..

 

Kendine iyi bak diyor yanık sesli adam..

Kendime iyi bakıyorum...

Düş'ler (1) :: Düş'ünü yaz :: Bağlantı

10/1/2007 - Biliyorum..Çok Oldu..

biliyorum çok zaman oldu..sen şimdi diyeceksin ki nerden çıktın yine..kaçmak iyi birşey değilmiş biliyor musun,peşinde kovalayan olmadıkca..
"senin sırların vardı benimse yıkılmış duvarlarım,savaşmaya ne gerek vardı.."
"senin suçların vardı,benimse çekilmiş cezalarım.."
gerçekten niye savaşmıştık ki biz..neden yaraladın sen beni böylesine..neden derimden geçen izler ruhumu öldürdü..
ben..sen gittiğin zaman çok üzüldüm..gerçekten..sana hiç yalan söylemedim zaten bu gerçekliği neden ortaya atıyorsam..
inandırıcı olmak istiyorum sanıyorum..bana inan istiyorum tüm bedeninle..
doğurganlığımın tek iyi yanı ne biliyor musun..içimde sen gibileri taşıyacak olmam..
ben yaşadıkca bu yüzden hiç ölmeyeceksin sen...beni ana yapacak tüm iç güdülerimle seviyorum seni..
hava karardı yine..ekolojik dengede bozuldu ya..ne zaman gece olacak ne zaman gündüz anlamıyorum..
hava kararınca korkuyorum ben biraz..açıyorum müziği son ses..şikayet edecek komşulara sahip değilim iyi ki..
korkuyu müzikle yenemiyorum ama doyuruyorum içimdeki sen açlığını..
parmağını kesmek istiyorum belki ufak bir çizik atmak yada..kanın aksında benim akıttığım yaşlara karışsın diye..
ikimizin bileşimi olan bişey ne tuhaf olur değil mi...
güzel yada iyi olur diyemiyorum..çünkü sen gittiğinden beri aynada gördüğüm yüz çok çirkin ve kimse beni iyi tanımıyor..
yokluğunda çok değiştim ben biliyor musun?bilemezsin..çünkü beni hiç merak etmedin belkide..sadece senden başka birine adınla seslenirim diye korktun..oysa ben adının başka ağızlarda hecelenmesine bile kızgınım...nasıl seslenirim sen diye başka birine..
senden sonra hiç insan tanımadım ben..hiç kimseye sen kadar dikkatli bakmadım..kötü bişey biliyorum..kızma..
sen oldukları gibi severdin insanları hiç sorgulamadan..
sana anlatmam gereken çok şey var..ama günleri saymayı bıraktım..ne zaman gelirsen o zaman anlatırım...
hani bir hayalimiz vardı ya bizim..hani bizden olmamış bir çocuğu büyütecektik..
onu yapmaya başladım ben..yanımda olmanı isterdim ona ayakkabı alırken..
hayatında ilk defa beğenerek birşey alan bir çocuğun gözlerindeki ışıltıya beraber bakmak isterdim..
ben seninle kurduğum ütopyalarda tek başıma gezinmekten mutlu değilim...
ben seninle konuştuğumuz gibi Türkiyenin herhangi bir köşesinde yaşamak istiyorum..yalanlardan,düzenlerden,tüm yapmacıklardan uzakta..adının memleket olduğu bir yerde olmak istiyorum..
memleketim gibi seviyorum seni,vatanım gibi..
sınırlarıma girildiğinde savaşacak kadar...sınırlarıma girildiğinde birini öldürecek kadar..
asla pişman olmayacak kadar..
seni öyle sevdim ki ben zamanında..seni..daha küçükken..
bensiz büyüdüğün yıllarda da seni sevdim..
saçını kestirdiğini,tıraş olduğunu,evde nasıl yattığını,çorabını nereye attığını,kalemi nasıl tuttuğunu,sinirlendiğinde kırdığın camları,
annenle konuşmanı,babanla kavganı,yasını tuttuğun olayları..
bilmeden sevdim ben seni..
belki tüm kaçamak zamanlarda senin anmam bu yüzden..bir ömre sığdırmak istediğim sen küçük anlar olarak aklımdasın..
iyi ki varsın...
dünyanın bir yerinde,birilerinin yanındasın ve hala iyisin...
ben kötü oldum..çünkü giderken götürdüğün yanlarımda kalmıştı çocuk tarafıım..
çocuk tarafım iyiydi..

 

 


şimdi ben bu gece..adını bilmediğim bir sokakta,bir merdivenden inerken seninle karşılaşmak istiyorum..
çarpmalı ve özür dilemeliyim senden,yanlışlıkla olmuş gibi..
yanımdan geçerken beni tanımamalısın..ama benzetmelisin işte yine de..
seni görmeliyim sadece,duymadan sesini..
yada duyarak sesini,görmeden seni..
yanında götürdüğün çocuğa dikkat et..çok üşütme onu,çok terletme..içirme soguk sular..
ölmesin o..sende kalan tek hatıram yok olmasın...
ve sakın unutma 10 kasımları,3 martları,6 mayısları..


"herşey burda başladı burda bitiyor,
herşey senle başladı senle bitiyor,
beni boşver yüreğim sana yetmiyor.."

Düş'ler (0) :: Düş'ünü yaz :: Bağlantı

5/1/2007 - Aldatma İronisi

-beni aldattin!
-ama seni sevdim
-ne fark eder?
-sen de beni sevmedin
-ama aldatmadim
-ne fark eder?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aldatılan olmak zordur hep başkasının tenine dokunulduğu,onun kokusuna alışıldığı değil anlatmak istediğim.İnce bir çizgidir bir gülüşün saflığını anlamak ve ona yenik düşmemek...Sadece olması gerektiği için yanyana gelen insanlar birbirlerini sevmediklerini anladıklarında bir taraf hep yenik kalacaktır bir taraf hep aldatılan olacaktır.Dudaklardan dökülen sözler öyle yabancı gelecektir ki...Ağlamak inandırıcı değildir artık.Gözyaşları yüzlerdeki maskeyide alır götürür,bilinmeyen yere...
Aldatılan olmak zordur.Bilirsin sadece onu sevdiğin için battığını bilirsin bir dokunuşa ömür verileceğini ve öylesine emindirsin ki yalanlara inandığının ve her inanışta yaralarının tekrar kanayacağının.Öylesine bilirsin ki karşındaki suretin bir el izinden farklı olmadığını...Kelimelerin içinde kaybolursun,isyansızları oynarsın yüreğinden taşan binlerce sese karşı.Nasıl bir renk karışımıdır o yarı dökülmüş sonbahar portresi.Hani sonbaharlar ayrılıkları anlatır ya...Hani en sevdiğin mevsimdir ya sonbahar...Hani seni en çok bu incitir ya...
Aldatılan olmak zordur.Sadece inandığın,vazgeçmediğin içindir bu çocuksuluğun.Sadece dizlerini kanatır bu saflık incinirsin,kırılırsın.Karşındakiler değişir yeni acılar verirken sana,sen onlara ne bıraktığını bilmeden yürürsün bir şehrin çıplak sokaklarında.Bir ressamdır zaten seni bu sokaklarda görüntüleyen.Öyle masumdur ki gözlerin...
Aldatılan olmak zordur.Birbirlerine verilmiş sözler vardır.Her yağmur yağdığında onu düşünmek,sıcaklığını hissetmek ve bir daha hiç üşümemek..Mutlulukların gölgelenir yere düşen her damlayla.Sense akan gözyaşlarınla yağmuru karıştırırsın hep.Ne kadar büyüsede insan,çocukluğuda onunla gelir bilirsin.Bunu sen bilirsinde nasıl anlatmalı boş gözlerle dinleyenlere..Aynalar anlatmaz acıyı artık onların karşısına geçip hayal kurmazsın.Gözlerin uzayan bir yolunda ardında beklerken hala..
Aldatılan olmak zordur.Severken isterken onu her uzattığında orda olan ama bir türlü erişemediğin.Ona en gizli kapılarını açmak istersin,ruhuna dokunulmamıştır.İlk o bilsin istersin.O bilemez bütün bunları..O seni hiç dinlememiştir...
Aldatılan olmak zordur.Doğru olduğunu bilirken dahi neden yanlış yollar bana çıkıyor dersin.Yanlış birine tutunmanın kaçınılmaz sonudur ya riskler artık korkutmaz seni.Sevgin öyle güçlüdür ki ipler o yüzden önce onda kopar ya da bırakıp gider,sen beklerken onu...
Aldatılan olmak zordur.Teselli edilecek bütün sözler kullanılmıştır ya yüreğin dinlemez ki hiçbirini.Onun sesi dersin hatta nefes alışı,kokusu...O zannedersin her yoldan geçeni.Geceler o kadar uzun ve o kadar boştur ki...Amansız karanlıklar başlar her kapatışında gözlerini.
Aldatılan olmak zordur.Biri sürü aşman gereken engeller vardır.Evrimler geçirirsin,büyürsün.Seni büyüten bu şeyden nefret edersin.Ben yaşayamam dersin oysa kolaydır yaşamak ardına bakmadan gidenlere..İnançlarını kaybetmezsin ve bilirsin ki aldatılan olmak zor olsada aldatan olmaktan daha çok yürek ister.Aldatılan sevmeyi,inanmayı o kadar iyi bilir ki..Aldatan ise onun neyi bildiği malum!Ama bilmediği o kadar çok şey vardır ki!Ve o asla ne kaybettiğini bilemeyecektir...Aldatılan ona öyle acır ki...!!!

 

 

Düş'ler (1) :: Düş'ünü yaz :: Bağlantı

5/1/2007 - Deniz!!

denizden geç..

içimden geç..

deniz kokusu getir bana..

ve beni uyandır bir 6 mayıs sabahı...

uyandır çünkü hiç ölmemeliyim..

adını aldığın deniz gibi sevmeliyim seni..

adını aldığın deniz gibi ölmelisin..

ve ben hep beklemeliyim seni...

bıraktığın yerde bıraktığın şekilde değil..

çok değişmiş olarak..

beni al deniz,

öldür sularında...!

 

 

 

Düş'ler (0) :: Düş'ünü yaz :: Bağlantı

29/12/2006 - Nazımlı Gecelerden Ayaz Sabahlara..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Havada küf kokusu var sevdiğim..Hatırlıyorum böyle gecelerde hep ayaz sabahlara uyanırdık.Dilimizde Nazım dizeleri,sokaklara dökülürdük,"özgürlük"diye bağırırdık..Bilirdik dünyanın her yerinde böyle bağıranlar vardı.Bu savaş tek bizim değildi..
Beraber büyüdük o sokaklarda,ayak izlerimiz çıktı yaş topraklarda,kurumuş dudaklarımızı çorak çeşmelerde ıslattık ama hiç isyan etmedik,"bir gün"dedik bir gün her şey düzelecek..Sonrasını hatırlar mısın sevdiğim sen çekip gittin.Bakakaldım ardından ama haklıydın büyümüştük.Artık elinden tutup karşıya geçirmeye gerek kalmayacak kadar büyüktün..Sen gittin ben bittim sevdiğim,küçüldüm,ufacık kaldım ama bu yüreği İstanbul'a bile sığdıramadım,annemin kollarına sığındım.Anladım ben anneme bile ait değilken tamamiyle,nasıl beklemiştim senden benim olmanı herşeyinle..
Kızgın gözlerle bakıp,hep dik tuttuğun başınla,arkana bile bakmayıp gittiğinden beri kaç kez ölüp dirildim ben.Bilmiyorsun.Bilmemek de gitmek gibi senin tercihindi.
Senin yüzünden farklı bir yüz bulurum belki diyerek gönlümü açtığım yalan sevdalar beni çok acıttı.Her canım acıyışında seni düşündüm."olsaydın"dedim,düşündüm sen olsaydın bu kadar incinir miydim?Başkasına aşık olduğunu söyleyip gittiğinde bilmiyordum benim aşkımı da yanında götürdüğünü,bilmiyordum bir daha hiç aşık olamayacağımı..
Hayatımdaki 3 erkekten biriydin:babam,abim ve sen..Babam işte kocaman elleriyle üşümemem için her gece yorganımı üstüme örten adam..Yüreği kocaman adam..Abim,ilk aşık olduğum yaşayışına,görüntüsüne,fikirlerine..Dağ gibi ardımda,her adımım da..Ve sen..Bana "deniz"yazmayı öğreten adam,duruşunda fikirlerim saklıydı,bakışında hayallerim..Sana gelen darbeleri inadına alıyordum üstüme,sen bana bakıp gülümsüyordun,saçımı okşuyordun arada ama hiç dokunmuyordun..Dokunsaydın incinirdik biliyorsun,biz bu devre ait değildik sevdaları böyle yaşayamazdık,kirlenirdik,kirlendikçe biz olmaktan çıkardık..
Gittiğinde,bende gitmeyi denedim,olmadı baktım yollar hep sana çıkmakta bana da geri dönmeler kaldı,başladığım yere..Gittiğinde ölürüm sanmıştım oysa yaşamaktayım ve buna çok şaşırmaktayım..
Gece yine küf kokuyor sevdiğim,radyoda sevdiğimiz yanık sesli adam bir türkü okuyor..Ama sevdiğim artık ayaz sabahlara uyanamıyorum ve Nazım dizeleri söyleyemiyorum..Kimse nazımı sen gibi sevmiyor ki..Büyüdüğümden heralde sokaklara çıkmaz oldum,bağırmıyorum artık önüme gelene..Bu asi kimliğimle susuyorum ve korkuyorum..Senden sonra bana kalan en belirgin şey bu korku zaten..İnanmak istemiyorum artık her gülen yüze ama aldanırım ben bilirsin..Hele sen gittikten sonra iyice kanar oldum bu dünyaya..
Sen gittin,gönderemediğim mektuplar,yanık sesli adam ve yalan bir dünya bana kaldı.Sen gittin sokak isimleri değişti,bebekler büyüdü,yollar yapıldı yeni,mevsimler çok değişti..Öğrendim hiç bir şey aynı kalmıyormuş..Ben ne safmışım,dünya durmuş beni izliyor sanmışım..
Ben yollara çıkıp bağıramam ya artık...Seni bağırırm ama şu koca dünyaya,bütün insanlara..Bir gün sevdiğim dünyanın bozulmamış bir yerini bulacak ve sana bir gül getireceğim sonra güne döneceğim sonra kendime döneceğim seni ise sonuna dek götüreceğim.. .
 
 
 
-şiirlerimi aşka çeviren büyük şair Nazımın Anısına..-
Düş'ler (0) :: Düş'ünü yaz :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

normal bir gündü, sabah kalkıp avuçlarımı kestim..'

Düşleyebildiklerim

  • before me
  • I have rosy rash
  • I wanna kiss them
  • love no longer lives here
  • MY dreams
  • Nothing
  • Turuncu
  • Kahramanlarım

    maviyalnizlik
    langirt
    herseyimdinsen0810
    j0ker
    papis85
    ordabirokulvar
    dontsrry
    cavenaghi
    turkiyedeyasamak
    Surgundekimavi
    enciyadaenci
    koddelisi
    ussuahkam
    spongefugi
    deMuse
    karaf
    tropicalmalibu
    dsdtext
    icselmonologlar
    beyazgelinciik
    HuzunLeriNPrenseSi
    toprakbulutu
    siirimsilerle
    yagmurtuana
    valeroso
    sevgiliask
    simariq
    yagmurvebiz
    ucer
    mirayy
    ODEJA
    ozcansanat
    rapkamyonu
    silencieux
    sr1603
    sevdiyar47
    suskunlugumsiyahinmatemi