Öyle bi'yerde olsam ki orda en çok ben olmasam

Kurallarınızı istemiyorum, savaşlarınızı, paranızı, hırslarınızı ve sevgilerinizi. Doktor, avukat, öğretmen olmak istemiyorum. Anlamlandırdığınız her şeyi geri vermek istiyorum! Ne verdiyseniz, iadesiyle alın istiyorum! Tanrınızı istemiyorum, Tanrınızın beni korkutmasını istemiyorum. Benim Tanrım, sizinkine benzemiyor.. iyi olursam şarap akan nehirlerde yıkanmayacağım ve kötü olursam.. Kötü olursam geçemem ki sırat köprüsünden..
Beni taşıyacak bir ip yok, kadınlar ve adamlar yok. Çocuklar.. Ah çocuklar.. Yeniden çocuk olabilseydim daha çok terlerdim, daha çok koşardım, daha çok ağlardım. Eğer bugün dönebilsem on iki yaşıma, yemin olsun ki o insanları daha çok severdim!
Anlamsızca susmak istiyorum. Beceremiyorum. Zihnimde ne varsa akıyor.. Benim tanrım sizin ordan gözükmüyor! Ortak düşündüğümüz şeyler olduğuna inanıyor musunuz, sahiden mi? Hayallerinizin hayatınıza çarptığı yerde bunalıma girip, kendinize yalan söylemenin o eşsiz sahiciliğinin içinde yaşanır mı?
Yaşadınız mı?
Ellerimle boğazımı sıkıp, içinizden birilerini katilim yapmak istiyorum! Suçlamak istiyorum, adım öyle kazınsın ki vicdanınıza, unutmayın! Ama ölmek kolay iş değil. Damarlarım belirginleşinceye kadar nefesimi tuttuğumda bile ardımda bırakacaklarım aklıma geldiğinde devam ediyorum yaşamaya. Bu acizlik muhteşem! Keşke sevdiklerimi bir çuvala koysam ve benimle birlikte ölmelerine izin versem..
Yapamam! Onların büyük kaygıları var, kocaman düşleri, yaşlanana kadar beraber olmak istedikleri var, aldattıkları var, öpüştükleri,
Benim en çok duvarlarım var! En çok yalanlarım!
Yanımda olsaydı annem, ona derdim ki, iyi bok yedin anne! Dokuz ay beni taşıdığın karnından yirmi iki senedir ayrı yaşıyorum! Bak görüyor musun, ayaklarımın üzerindeyim. Koşuyorum anne! Buralar neresi, ben kimim, bu insanları görmüş müydün? Her şeyi geçiyorum, fark etmiyorum, düşünmüyorum.
İçimdeki acıyla kıvranıyorum. Kıpırdanıyorum.. Yaşadığımı sanıyorsunuz.. Ben de öyle sanıyordum. Oysa bu sadece oyalanmak. Hayatla vakit geçiyorum, onunla dalga geçmeyi seviyorum ama en sonunda oyunu hep o kazanıyor. Ben arkamdaki kazıkla koşmaya devam ediyorum! Beni durdur anne!
Gözlerimle bağırıyorum, gözlerimle yalvarıyorum. Susun! Bilmek istemiyorum. Hiçbir şey gerçek değil. Ölenler. Bir tek onlar. Her ne sebeple ve ne şekilde ölmüş olursa olsunlar, bıraktıkları boşluklar gerçek…
Metal bir kadınım ben. Tepkilerimi, şaşırmışlıklarımı, mutluluklarımı planlayarak yaşıyorum. Sevmenin türlü şekillerini biliyorum ve neye ihtiyacınız varsa onu veriyorum. Anladığımı sanıyorsunuz, anlaşıldığını sanmak sanıyorum ki dünyanın en büyük yanılgısı..
Bi’şey bildiğim yok! ‘’Tanrım benden harika bir robot yaratmışsın.’’
Kurallarınızı istemiyorum, hukukunuzu, adi-l sonuçlarınızı, özlem belirtilerinizi! Ben biliyorum, ben kimin ne olduğunu biliyorum. Daha ilk an, gözlerinizi gördüğümde fark etmiştim. Fucking world ünüz size kalsın! Öyle bir dünya yok!
Yaşıyorlar.. öyle bir yaşıyorlar ki ayakları yok, kolları yok, cepleri delik ve paraları yok! Beynimin içindeler ve sürekli konuşuyorlar... inkar varsa nankör ruhumda bu benim suçum değil..
Tek istediğim bir boka yaramayan kafamı tepelemece alkolün içinde boğmak. Yarına mutlu kalkalabilirim..
Ama şimdi adına dünya dediğiniz cehennemde cayır cayır yanıyorum!

Özgen.
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !