Özlemek

 


 


 

Yokluğun türlü çeşitlerini bilirim. Bir sürü yoklukla tanıştım bu yaşıma kadar ve bilirim ki bana tesadüfi karşılaşmalar hazırlamaya devam ediyor. Ama derdim bu değil. Korkmuyorum sahip olmadığım şeyleri kaybetmekten. Peki benim dediklerim? Bencilce mi birini sahiplenmek?

Hani içine sığamadığında dışarı taşmak, ama çok bi'sevdim ki ben seni diyebilmek, kendinden vazgeçip ona geçmenin hazzını yaşamak istemek.


 

Çürüttük ruhlarımızı, geriye kalan bedenlerimiz gecelik zevkler peşinde. Peki benim aklıma kim girip çıkacak, kim zorlayacak hücrelerimin kıyılarını? Yeni fikirlere kim gebe bırakacak? Toplayın tasınızı tarağınızı, işinizi-gücünüzü bitirin gidin hayatımdan ! O kadar çok inandım ki sözlerinize, şimdi seçemiyorum sesinizi. Riyakarlığınız bile çok kibar ama ben sadece küfürden anlıyorum..


 

defalarca sevdim sizi. Her defasında daha farklı olacağına inanarak, gittiğim yollardan döndüm.

Oysa gereksizdir, dönüş yollarında koşmak. Benim dizlerim kanadı! Geçer sandınız. Tenime değil ki, canıma yara onlar..geçemedi..


 

Hep bir son biçtiğimizden kendimize biliyorum bu hikayenin sonunu. Beraber yazmıştık. Ben gidecektim önce. Bunun benim için en iyisi olduğuna siz karar vermiştiniz yoksa benim kalkacağım yoktu yerimden.


 

Çocukken de böyleydim. Eve ezanla çağrılmadım ve babam gelirken ekmek almadı. O yüzden ne namaz kılmayı bilirim ne de akşam yemeğinin saatini. Rastgele yaşadım hep.. kurulu soframız olmadı pek, herkes alelacele bi'şeyler atıştırırdı. Bizim evde herkesin acelesi vardı.

Sürekli bir yerlere gecikiyormuşum gibi yaşamamı anlamadın ya.. çocukluğumuz birbiriyle hiç arkadaş olmamıştı.. bundandı..


 

bundandı benim sana hep geç kalışlarım.. ne kadar koştursam da mutlaka düşüyordum, mutlaka ayakkabılarım birbirine bağlanıyordu. Ayakkabı demişken, ayakkabılığı içeri aldım, kimse kapımın önünde ayakkabısını çıkaramıyor artık..


 

ama siz. Bu defa farklıydı..Bu defa dünyayı karşıma almış, ''bak beni yenmeye çalışmaktan vazgeç, gel barışalım. Çünkü bu sefer öyle çok seviyorum ki, bu sevgiyle mutlu olmayı bile öğrendim.'' demiştim ve bir anlık da olsa dünyanın bana izin vereceğini düşünmüştüm.


 

Çünkü sen ve ben birlikteyken o kadar mutluyduk ki. Hayır, hatırlamak istemiyorum bunları. Bunları her anımsadığımda siluetin gözümün önünde camdan bir hal alıyor.. kıramam onu, kıramam..


 

bitiremiyorum bu yazıyı. Sanırım bu hikayeyi bitirmek istemediğimden kelimeler kendilerine yer bulamıyor adının geçtiği yerde. Oysa deniyorum, unutmayı, alışmayı, özlememeyi..

her zamanki gibi üzerime başka vücutlar giyiyorum.. sabahları tiksinerek kalkıyorum..

kendimden midem bulanıyor. Seninleyken, kendimi sevmeyi de öğrenmiştim halbuki..


 

beni nerde düşürdün? Ben sana nerelerde üşüyorum.Aynı ülkede bile değiliz ki.

Farklı havaları soluyoruz, farklı sokaklara adım atıyoruz, farklı kimliklerle konuşuyoruz. Ben şimdi kendime herkesten çok yabancıyım..


 

o kadar çok özledim ki, bunu itiraf ederken bile tırnaklarımı yiyorum. Yakında ellerim kalmayacak..

sussun telefonlarım, dokunmasın kimseler, konuşmasınlar.. sesleri duymak istemiyorum, görmek istemiyorum yüzleri.. kısa sürecek bir depresyonun uzun ön hazırlığındayım. Boşluğuna düşüyorum..

durdur beni n'olur..

yaralama. Yaralarımı yalama. Kapatma.üstünü örtme!


 

Unutma,

dünyanın neresinde olursam olayım seni hep çok seveceğim..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !