..''senden çocuk düşürmek istiyorum''.

1/12/2009 - ch.

Kategori: safe haven____

Merhaba sevgili ben,

Seni sakladığım yapmacık ilişkilerden mi sıkıldın? Ama mutlu gözüküyordun neden kaçtın ki? Sana defalarca yapma bunu dedim, bak bir yola girmiştik beraber, yine yarım kaldım.

Hayır, o adamı sevmemelisin demiyorum sadece bununla yaşamaya alışmalısın. Deprem kadar tehlikeli olduğunu söylenemez, ne zaman sarsacağını haber veriyor önceden. Ama enin de sonun da yıkılacaksın kaçsana güzelim!

 

Ben seni eğitmedim mi, alıştırmadım mı yalnızlığa?  Kim sana âşık olduğunu söylerse gülüp geç, inanma ama yaşa demedim mi? İyi biri olamazsın ama üzülmezsin, öğrenirsin hayatı diye bağırmadım mı? Kime konuştum ben, kime seslendim? Ne bu halin şimdi? Kalk toparlan, yıka şu makyajlı yüzünü, kırmızı dudaklarını, sigara kokan ellerini. Bilmesem fahişe olduğunu düşüneceğim. Kime bu hazırlık bu boyanmış surat bu gülümse. Kaç adım da silinirsin o adamın aklından? Değer mi be güzelim!

 

Siktirip gitmek istiyorum. Ya da siktirmeden ama her türlü gitmek istiyorum. küfür etmek istiyorum, dans etmek istiyorum ama kendimi toparladığım her defasında gelip uykularımı bozmasını istemiyorum. Beni unutabileceği bir yere saklansam. Gelmese, bulamasa, o da saklansa. Beni  benden saklasa.

 

Düşüm mü

Düşkünlüğüm mü

Düşüverdiğim mi?

 

Ne öyle paldır küldür mü? Kim olduğunu bile anlamadan?  O kadar da yalan söylemişti halbuki ne işim var benim. Birini yalanlarıyla sevdin mi sen? Ben sevdim. Bunu yükünü taşıyamıyorum. Boka bulaşmışta ellerimle yüzüme sıvıyor gibiyim.  Bu kadar pis, bu kadar kokmuş ve bu kadar iğrenç ruhluyum!

Alışmıştım oysa, seni unutarak yaşamaya. Bildiğin yaşıyordum, bildiğin uyuyordum. Peki şimdi ne değişti? Bir çift gamze mi bozacak benim ayarımı?

 

Bu kadar güçsüz bir kadın mı biriktirdim ben içimde? Nerde o dünyaya kafa tutan saçları renk renk kız çocuğu? Babasının elini bırakıp köpeklerin peşinden koşturan hani, şimdi bir kediyle göz göze gelemeyen.

 

Güzelim canın yanacak, kaç!

Da

Nereye? Kaç adım da başkasına varılır ki? Kaç kere bunca çok sevilir bir adam. Kaç adam?

Sütten çıkmış ak kaşık da değilim, sadece seni sevdim diyemem. Çok adam sevdim, çok adamla uyudum da bunca çok sevilir mi onca adam?

 

Kendimi unuttukça O’nu da unutabilirim sanmıştım, elimde kendini artık tanımayan bir kadın kaldı. Ne yapılır bundan sonra? Bir türkü tutturulur, bir şiir okunur sonra unutulur..

Birkaç ağlanır. Unutulur. Başka bir adamla öpüşülür, unutulur..

 

Taa ki bir sabah gamzesiyle yeniden çıkıp gelene kadar..

 

Kaç güzelim kaç!

Mümkün değil ötesi,

Yakalanacaksın.

 

Özgen.


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/11/2009 - beniartıkyorma.

Kategori: safe haven____

‘’Bana denizle ilgili cümleler yaz’’demişsin mektubunda. Okudum, okudum ve benden hiç adam olmayacağını anladım. İster istemez inanıyorum hala, kurduğun edebi tümcelere.

Hepsi edepsizdi oysa. Oysa ben seni babamın kestiği bıyıkları gibi saklıyorum hala koynumda.

İki katlı köhne apartmanın merdiven boşluğuna düşürüyorum sana dâhil ne biriktirdiysem.

Şehirlerarası bir otobüs terminalinde bana gülümsüyorsun. Seni kendine esir eden kadınların yataklarında erkekliğini ispatlamaya gidiyorsun. Farkında değilsin, bekâretimi o yataklarda yitiriyorum.

 

Bir başkasına dokunuyorsun,  acımaklı gözlerle izliyorum hareketlerini. Kendinden geçiyorsun da diğer kadına geçemiyorsun. Ruhun o boşlukta asılı kalıyor. En çok kendine bir yer edinemediğine üzülüyorum. Gel bana nüfusuma alacağım ve tecavüz etmeyeceğim.

Tek kişilik yatağında uyuyabildiğinde düşünüyor musun beni? Her zaman mı, zaman zaman mı?

Zaman azaltmıyormuş da eskitiyormuş içimde taptığı adamı.

 

Neye benzediğin umurumda mı sanıyorsun? Ağzını mı özledim, gözlerini mi, o eğreti gülüşteki yalnız çocuğu mu? Ben boşluk doldurmaca oynamadım ki. Yine de sağdan sola, yukarıdan aşağı seni yazıp duruyorum. Duruyorum. Bak burada, iki ayağımın üstünde.

Küfür ediyorum çok, sigara içiyorum çok, hastalanıyorum çok. Hepsini hep çok yapıyorum.

Senden kurtulmamın tek yolu senden daha çok yapmak her ne yapıyorsam. Çok kelimesini de çok yazıyorum. Çoğaltıyorum tekil ne varsa. Erkek, erkekler, aldatmak, aldatmalar.

 

-Görüşürüz.

 

Uzunca bir sessizlik.

 

Görüşmeyeceğiz diyemiyorsun. En çok bu üzüyor beni. Çekimlerini yapabileceğimiz üçüncü tekil şahısları dahi konuşabilmeliydik seninle. Yüklemsiz cümlelerle ortada kalmış bir düşün içinde daha ne kadar uyuyabilir ki insan?  ne kadar yok sayacaksın ne kadar yaşanmamış kılacaksın?

 

04.11.2009

‘’ bugün üzerindeki mavi t-shirtü ağzını açmadı’’.

 

Susmalarının tarihlerini atıyorum. Sen her sustuğunda bu şehirde bir adam daha ölüyor.

Önemsiyor muyum sanıyorsun öpüştüğüm herifleri? Hepsi için sadece içine girilecek bir kadınım. Oysa sevişmek hissetmek değil midir? Bu anlamsız boşalmalar niye?

Biliyorum, en çok bu açık sözlülüğümü seviyorsun. Kartlarımı koyuyorum masaya ve başlatıyorum oyunu.

Peki neden hep kaybeden ben oluyorum.

 

Düşündün mü? Ah ne diyorum, hiç güvenmedin ki. Haklıydın da, seni başka adamların yanından aradım, başka adamların yanında söyledim ne çok sevdiğimi. Seni kaç kere de unutabileceğimi düşündüm. Kaçıncısından yok olacaktın, kaçıncısında senin kokunu tükürüp atabilecektim.

 

Bu beni ‘’kötü’’kadın yapar mıydı? Aklıma bile gelmedi. Yaptıklarımı savunacak ve aslında masumdumla başlayan cümleler kurmayacağım. Hatalarımı bilerek sesleniyorum, hatalarını bilerek seviyorum. Sen de beni hiç aldatmadığını söylemezsin. Ki ikimizde bir savaşın içinde olduğumuzun farkındaydık,  vurulduğumu geç anladım.

 

Ezan okunacak birazdan, inanlar gidip tanrılarına yakaracaklar.

‘’her gece rüyamda zina yapıyorum,

Her gün birilerinin arkasından konuşuyorum

Her gün verdiğin şeylere şükrediyor ama hep daha fazlasını istiyorum

Ama beni affet’’

 

Ben onlardan farklı değilim. Beni affetmen için sana yalvarıyorum. Beni affet.

Beni azad et. Madem sevmeyeceksin, bırak gideyim.Tövbe edemem, kandıramam, bir daha asla yapmayacağım diyemem. Senle de olamam artık, sensiz de kalamam. Bu da benim cehennemim. Yanmaktan acımıyor canım, yanık yerlerim annemin bir öpücüne bakar. Yaralarım adınla kanıyor. Algıda sıçıcılık bu, nerde ismini çağrıştıran bir şey  okusam koleralı sokaklarda ölümle kavga eden insanlar geliyor hatırıma.

 

Onlardan biri olamayacak olmam.

Ne kadar boka batarsam batayım, dibe vurursam vurayım, birkaç kilo eroine sokarsam sokayım kafamı döndüğüm yer yine özüm oluyor.

 

Hayır hayır,

Ben aşık olmayacaktım. Sevişecektim biraz, birkaç sigara içecektim, sonra yabancı gibi çıkacaktım. Yapamadım. Yatakta ısıttığın yere dayadım sırtımı, çocuk olayım istedim, saçımı çek ve kavga edelim istedim. Aşık olmayacaktım. Sadece sevişecektim.

 

Olamadı.

 

Yabancı bir dilde sana küfürler diziyorum. Odamı aydınlatan ışığa bakıp, tavanda hayaller kuruyorum. Yarım kalan ergenliğimi tamamlıyorum. Tamamlayamıyorum yine de seni.

Ne de kolay girmiştin halbuki içime, introsu yavaş bir müzik gibi

Ama herşey birden şiddetlendi. Kanattın, acıttın, bağırttın. İşini bitirdin ve gittin.

Kutlu olsun

Aşkına gebe bir kadın bıraktın.

 

Düşürmeye çalıştım,

İçime şişler soktum, umuma açık bir hela da karnıma yumruklar attım, bildiğim profesyonel doktorları denedim. İlk defa başarısız oldular, şaşıp kaldılar. Gülümsedim, vazgeçtim, hatırladım. Hiç hayal kurmamıştık ki, hiçbir şey vaat etmemiştin bana, hepsini ben uydurmuştum.

 

Seninle bir hayat istemiyorum dediğimde bile sana kazak örmeyi düşünüyordum. Oralar soğuktur bilirim, üşürsün de. Ses etmezsin sadece. Ama bilirim üşüdüğünü de sen düştüğümü bilmezsin. Ama haklısın sen elini uzatmadın ki, ben tuttum.

 

Sen her zaman oyuncaklarına saygılı biriydin ve biz sadece oyun oynadık. Haklısın. Beni koleksiyonunun en arkasına kaldırabilirsin. Çirkin bir bebektim ve pek de eğlendiremedim. Daha çok beynini bulandırdım ara sıra kusturdum. Haklıydım, herkes özüne dönerdi.

Sen sadece kendine döndün, sana tüm anlamları ben yükledim. Bu yüzden

Gitmeliyim.gitmeliyim.gitmeliyim. soldan sağa, aşağıdan yukarıya tek harftin, herkese işte sevdiğim adam dediğim tek harf; ‘’O’’

özgen.

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/9/2009 - -Kendime son-

Kategori: safe haven____

Kimse ölmedi, kimse yaralanmadı, kimse benim başımı vücudumdan ayırmadı.

Annem içerde misafir ağırlıyor,  abimin fotoğrafı aynamın önünde duruyor, televizyondaki programlar hala sürüyor. Günlerden Salı ve her şey olağan duruyor.  

Her sabah aynaya bakıyor ve ne kadar güçlü bir kadın olduğumu kendime hatırlatıyorum. Ağlamakla kendimi küçültmeyeceğim. Çok sevdiğimi inkar edecek de değilim, ben ne yaşadıysam hepsini büyük bir gururla taşıdım.

 

Oysa küfür edebilirdim, orospu çocuğu hayatımı siktin diyebilirdim. Bunu hak etmediğini söyleyemez. Ama yapamıyorum. İyi biri olduğumdan değil, zarif bir kadın da sayılmam. Sadece babamın benden utanmasını istemiyorum. Her aşık olduğumda hayallerimi bir yana bırakıp ağlayarak anneme sarılmam, babamı incitiyor. Sil baştan başlıyoruz her defasında ve babamın umutlarını yıkıyorum. Bu yüzden ki ayağa kalkıyorum şimdi.

 

Hiçbir kelime oyunu yapmadan, ip üstünde cambaz gibi koşmadan sadece ayağa kalkıyorum.

Altında farklı bir anlam arama, bir daha asla seni seviyor olmayacağım. Bir daha asla seni seviyor olmakla var olup kendimi yok etmeyeceğim.

 

Susmanın karşısında hiçbir şey yapılmayacağını bana sen öğrettin,

Bu yüzden kim ne derse

Şak diye susacağım. Adını, belleğimden sildim, bir yerlerde karşılaşırsak

Bana kendini yeniden hatırlatmak zorunda kalacaksın.

 

Ve ben bazen bir şeyi unutmanın

Herşeyi hatırlamaktan daha iyi olduğunu bilerek

Yürüyüp gideceğim.

Bu sana yazdığım son yazıydı. Artık sadece önüme bakıyorum.

 

Özgen.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/9/2009 - Günde En az Üç Saat Ölüyorum

Kategori: safe haven____

Ne olmaya çalışsak diğeri yarım kaldı. Bi’şey olamadık. Bazen omuzlarımın genişliğinden nefret ediyorum, askılara asılmış gibi durmak yorucu. Büyük bir eylemsizlik içindeyim, kendimi kaldırabilirsem azıcık intihar etmeyi deneyeceğim. Saçlarımı topladım, temiz kıyafetler giydim ve ağladım. Yastığım ter kokuyor, onunla sevişmeyi deniyorum. Sokaklarda olmadığını bilmek o kadar kötü ki. Dışarı çıkasım yok, içerilere sığamıyorum. Yeni bedenler bulmak istiyorum, sevişilebilecek. Konuşmadan, oldubitti halinde, sigaramı yakıp oturmak.

Beynimin sen hücrelerini aldırmaktan yanayım ama annem müsaade etmiyor. Bok var sanki, değişecek odamın rengi. Sanki yenileneceğim ben.  Kendimden vazgeçip sana geçmenin hazzı içindeydim oysa ki, ortada kaldım. İstanbul’da büyümek böyledir, orospularla nasıl sevişileceğini öğrenirsin. Beynim karıncalanıyor, doktor bugün tatildeymiş ve ölebilirim.

Beni cesedimden öp, karnıma tekmeler at, lanetle. Ama nefret etme. Ama sevme. Unuttum. Unutabilirim. İnanırsan başarırım. Anlamadığım şarkıları dinlemekten vazgeçip, yere tükürebilir miyim? Babam aristokrat olmamı istiyordu oysa ben çatalı tutacak elimle sana saplanmıştım. Orda kalıvermişim, büyüyünce anladım. Litrelerce su içip sarhoş olmak istiyorum, ayağımı boğazın altında suya sokacağım ve elitler benimle dalga geçecek. Avam bir kadınım. Opera sevmem, bale yapamam, eğilip bükülmekten yorgun düştüm. Kederli bir duruşum var, farkında mısın? Oysa istesem seni çiğ çiğ yiyebilirim. Güvenme bana, canım çekerse bir dondurmaya seni satarım. İçime girsinler, içime girsinler, tek hücre bırakmasınlar. Öyle yorgunum ki, öyle kırıldı ki kemiklerim, toprağa göm beni. Ya da doğum günümde bir su kamplumbağası al. Senin gittiği vakitler onu boğarım.

kimsesiz bi'adam. burası soğuk değil üstelik ve ben atkıları çıkardım bile. böyle saçma sapan oluyorum bazen.saçmalara sarılıp sapanlarla fırlatılmak istiyorum.Ama sokaktaki tüm çocuklar dün gece ölü bulunmuş. Testlere ve adli tıp raporlarına gerek yok. toplumun suçu der işin içinden çıkarız.o topluma üç-beş bakış yukardan bakmayı öğrenmemişsen vatandaşlık görevini yerine getirmemiş sayılırsın.Nıetzscheye Niçe desem bana kim küser?Zor ama adı.Bu benim suçum değil.Ben bu devletin çocuğuyum, nüfus da kaydım var.sadece kendimde değilim.Annem beni bir lağıma düşürmüş ve fareler bulup kemirmiş.belki de şimdi uyuma vakti.

 

01.08.09

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/9/2009 - sürekli sen yutuyorum

Kategori: safe haven____
Tırnak yemek de aşka dâhil, ellerimi ağzımın içinde yakaladığım her vakit böyle sesleniyorum. Ritüel bir düzen içinde sağlık kontrollerine gidiyor ve ne zaman ölmem gerektiğini soruyorum doktorlara.
Hiç biri tenezzül etmedi henüz beni işitmeye. Basit cümleler kuruyorum, seni seviyorum .
Tam tersi ise senden nefret ediyorum. Böyle yetiştik, böyle duyduk, böyle dinledik.
Bir adım ötesi uçurumsa, geri kaçmayı kahramanlık saydık.
 
Merhaba ben kadın.
Adımı hatırladığın zamanlarda sana kendimle sesleniyordum. Bir tutam saç, bir kırmızı dudak ve içine girilecek delik olmaktan öteydim. Şimdilerde sadece susuyorum.
Manasız. Anlamsız iki noktayım, önden gelen cümlenin sona bağlanmak gibi derdi yok,
Kandırıyorum.
Kimi?
Anlamlandırmak gerekli mi peki? İlla çözmeli mi tüm soruları? Neyi kazanacağız, neye hazırlanmak için bunca çaba? Sonunda gebereceğimiz bir hayat değil mi yaşadığımız, yoksa sen ?
 
Git.
Ayak izlerini topla,
Genzime basma.
Dudağımdaki uçukla sevişiyorum sabahlara kadar. Travma geçiren vücuduma bakıp ne kadar sahici olduğunu düşünüyorum.
Tüm bunlar.
Parmağım gösterebildiğim bu.
Yüksek sesle konuşmaktan başka meziyetim yok,
Komşular benden rahatsız.
Her sabah,
Seri katillerin intihar sebeplerini arıyorum.
Olsa olsa üçüncü sayfa haberiyim.
 
-adınız?
Şimdilik kimsesizim. En yakın zaman da çiftleşecek ve kendimi stabilize edeceğim hayatlar kuracağım. Üstüme kusuyor, saçlarımı tarıyor ve kocaman gözlüklerle halka iniyorum.
Herkesin gözü beni bir yerden ısırıyor gibi, tüm sokak köpekleri peşimde. İngilizce konuşarak kurtulmaya çalışıyorum, bu ülkede en çok dilimize yabancıyız.
Unutmuyorum.
Öpüşmeyi de becerememiş, kanatmıştık birbirimizi.
Bir aşkın vahşetle başladığını o zaman öğrenmiştim.
 
 
Yaz bana.
Nasılsa biz kelimelerimizce sevdik birbirimizi,
Şimdi yoksan, cümlelerimizce terk edildik. Sorularını çaldığım cevaplar, sırtını dayayabileceğin duvarlar bıraktım sana. İlkokul adresimi yazdım. Soran olursa adımı değiştirdim; Cyrano de Bergerac.
 
Bir halt bildiğim yok, hepsi babamın eseri. Dünya klasiklerini okuyan her çocuk uzun cümleler kurabilir. Beni ne zaman sonuna kadar dinledin, kesmeden sözümü?
Bunca alkış, bunca övgü, bunca sahne ışığı seni daha mı büyük yapar sanıyorsun?
Peki
Yanılıyorsan?
 
O zaman seni kim bağışlayacak?


özgen..
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Aslında hep farkındaydım senin için bir havaalanı olduğumun. İstediğin saatte siktirip gider, istediğin gece/özellikle ben uykudayken/ağzına sıçmak için uykularımın/ inerdin bana sertçe, frensiz, ışıksız, ve gürültülü! Bir merdiven akardı, akardı tüm basamakları ergenliğimin giderken sen... Çoğunluk ağlardım! Dişlerim ağarırdı inan. Bir köpek havlardı, bir kedi miyavlar, bir keçi geviş getirirdi. Tüm şehir siktir olup giderdiniz, tüm binalar, tüm sokak lambaları ve şiirler... Rahman Yıldız.

Kategoriler

Arkadaşlarım

j0ker
valeroso
beyazgelinciik
yagmurtuana
Özcan Çeltik
ordabirokulvar
siirimsilerle
ussuahkam
huzunlerinprensesi
papis85
silencieux
S£RÇ£ serçe
surgundekimavi
sevgiliask
toprakbulutu
yagmurvebiz
mirayy
odeja
rapkamyonu
spongefugi
suskunlugumsiyahinmatemi
sr1603
turkiyedeyasamak
sevdiyar47
koddelisi