Seni Öldürdüm

 


 


 

Seni öldürdüm.

Seni öldürmek zorundaydım bu yüzden üzgün değilim. Yaşıyor olsan bana usulca gülümserdin,

hayır bunu görmek istemezdim!


 

Bunu hak edecek ne yapmış olabilirdim ki, beni susarak cezalandırma yoluna gittin. Elbette bunu kaldıramayacaktım. Düşündüğün gibi bir filmin kahramanı değildim, erdemli olmam jeanne d'arca benzediğim anlamına gelmiyordu ve inanabilirsin ki şimdiye kadar kimsenin özgürlüğü için savaşmadım.


 

Sana gitme demem gidişini hızlandırmaktan başka bir boka yaramazdı. Hayır, bu kadar çabuk olmamalıydı daha etrafı bile toplamamıştım, daha havuçlu kek yapmayı bile öğrenmemiştim. Daha ayılamamıştım ki uykumdan. Önce hazırlık yapmalıydın, başıma biraz para bırakıp işe gitmeliydin.


 

Babam olsa böyle yapardı.

Babam her akşam- biraz geç de olsa- evine dönerdi.


 

Dönmedin. Babama benzemediğin için seni öldürmek zorundaydım, kusura bakma.


 

Bana büyük aşklardan ve kocaman duvarlardan bahsetmemeliydin! Ne bilirdin ki sen, ne görmüştün ki? Ah evet seni biraz küçümsedim ve bu yüzden duvarlarımı alçalttım, anlayabildin mi?

Yirmiikiseneonbiraysekizgün seni bekledim. Uzun sayılmaz ama bu benim ömrüm! Sevdiğim, seviştiğim, uğruna bileklerimi kestiğim her adamın yüzüne bakıp seni düşündüm. Ağzının neye benzediğini, elmacık kemiklerinin çıkıklığını, gamzelerinin derinliğini. Ve sen kalktın bana büyük aşklardan bahsettin.


 

Biraz puşttun!


 

Kimsenin bilmediği bir lover değildin. First classtın. Büyük adam, ünlü düşünürdün. Biraz daha yaşayabilseydin heykelini dikeceklerdi. Sen zaten soğuk mermerleri severdin! Beyaz kadınları, beyaz şarapları, beyaz ülkeleri. Bu yüzden seni karlı havada öldürdüm.


 


 

Yavaş yavaş içime giriyordun muhakki bu beni ibne yapmazdı lakin her aşık biraz şerefsizdi. Müthiş yalanlar söyleyip, seni sevdiğime inandırabilirdim.aksini seçtim. Müthiş doğrular söyledim. Sonuç olarak, seni sevmediğimi anladın. Başardım! Kaçırdım! Bu içine ettiğimin dünyasında tek doğruyu ıskaladım! Bum! Artık daha mutluyum.

  • Mutluysan sorun yok.


 

Bunu her söylediğinde dilime dolu dolu gelen bir siktir git cümlesini yutmak zorunda kalıyordum. Bana ne yaptığına bak! Ayağa kalk ve eserini gör! Ahahah. Bunu yapamazsın, çünkü sen artık bir ölüsün. Seri katilliğimin başlangıç noktası olabilirsin. Bir gün tarih kitapları bizi yazabilir ve ben müebbet hapis yemişken, ikimize mine yetiştiririm.


 

Biraz kahveye ne dersin? Yıkama bardağını, sigaramı söndüreceğim. Çok sakinim. Bu beni korkutuyor... cesedini vermek istemiyorum, çürüyene kadar benimle uyumak zorundasın.


 

Ama öldürmeseydim, gidecektin. Beni anla. Ya da boşver . Bir aşkın içinde herşey meşrudur, kimsenin acımasına ihtiyacım yok. Gidebilirsin.. hadi kalk. Kalksana. Sen beyazı seversin..


 


 


 

beni neden sevemedin? Yoo, sandığın kadar akıllı bir kadın değildim, yamalıydı beynimin bazı yerleri, bundan çok düşündüğümü sanırdın oysa ben söküklerimi dikiyordum. Dedim ya emir kustrica filmlerinden kaçmış da değildim! Hiç izlemedim desem yeridir. Acaip de değildim ki, sen muhteşem dostlara alıştığından ben biraz deli kalıyordum. Yetersizdim, eksiktim, akılsızdım.


 

Çok sevilebilirdim.


 

Seni öldürmek zorundaydım. Kusuruma bakma.


 

Diyelim ki seni öldürmemişim sonunda kendimi öldürmek zorunda kalacaktım. Boyumdan büyük günahlara giremem, beni tanrıyla bozuşturma. Ama seni öldürebilirim, cihad için yaptım derim, nasılsa kutsal kitaplar buna izin veriyor.


 

Üzgünüm, aşkın en faşist kıyısında yürüyorum!


 


 

Kalbin yok. Yok kalbin. İyi misin kötü müsün karar veremedim. Sen kimseyi sevemezsin. Başkalarının mutsuzluğu üzerine kurulu bir dünyan var. neden seninle olduğumu anlamıyorum, gitmem lazım.


 

Söylediğin her sözü yastık altıma sakladım da, gitmen lazım olduğunda git diyemedim. Bu gidişini kolaylaştırırdı ama söylediğin gibi benim kurduğum dünyada senin de mutsuz olman gerekiyordu.

O değil de keşke son kez öpüşseydik. Dostum olmayacak, kardeşim kalmayacak biçim de.


 

O biçimdin işte!


 

Eni sonu dönek bir adamdın. Sana inanmam için bir masal uydurdun, beni de aldın en tepeye koydun ama ben beş yaşında değildim ve bil ki sana hiç inanmadım. Bu hikayeyi defalarca dinlemiştim ama sadece sen üzülme diye, uyudum..


 


 

seni öldürmek zorundaydım kusura bakma. Bilmediğim bir yerde, görmediğim kadınlarla nefes almana izin veremezdim.


 

Bir jazz yükseliyor, bir kadın çamaşır asıyor ipine, travestiler sadece bedenlerini satmıyor bu ülkede.. elimdeki kitabı bitirmeliyim. Gidip teslim olacağım.ölümünde yasallaştırılacak. Ne dürüst adammışsın ulan.


 

Ama önce kalbini sol göğsümdeki boşluğa yerleştirmeliyim.

seni öldürmek zorundaydım.kusura bakma.


 

O değil de,

bok yoluna gittin.


 

Özgen.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !