16/6/2009 - Yaşımdan Altı Yaş Büyüktüm
15.06.2009 “…bir gece uyandıkça yanımda görmek için seni, bin kere uyudum… sabah... yola çıkmalı, durup eşyayı dinlemekten iyidir yola çıkmak…” (Yılmaz Erdoğan) sonra çok sevdim ben seni. yaz gibi.ılık süt gibi.ali topu ayşeye at der gibi. çocuktum seni severken ama yaşlıydım da.yaşımdan en az altı yaş büyüktüm. ayaklarımdaki rugan ayakkabılarla ne zaman rüyaya yatsam seni görüyordum. biliyordum benim gibi bir çocuk daha vardı.Ben kadar düşmandı kendine ben kadar uzak tutuyordu kendini kendinden.ama ben o çocuğun kaybolmuş gamzelerini sevdim. hem ımm bilir misin sen portakal ağaçlarının kokusunu.eğer sobamız olsaydı portakal kabuklarını onun üstünde yakabilirdik.ama biz modern çağın çocuklarıyız.bilgisayarda sevişiyor insanlar. tenlerin tenlere değmesi bile haz vermiyor artık.sen kalk böyle bir dünyada aşık ol.sonra da bu boktan dünyanın seni anlamasını bekle.Biz hayatlarımızı dondurup sevdiklerimiz için dua ederken, tanrı bizi unutmuş.Olsun ona da hak veriyorum öyle çok şey isteyen insan varki.ben tanrı olsaydım çoktan istifa etmiştim.İthaf ediyorum şimdi de,benim tüm süngülerim senin. sürgün olmayalım ama çorak topraklara.Çünkü bu hayat bir kere.Güneş doğdu yine bu şehirde.Günaydın demeli miyim sahi sevgiliye? az kaldı.on iki yaşındaki halime dönmek ve tüm kaderimi baştan yazmak istiyorum.sence herşey daha temiz olur muydu? az kaldı.sen geldiğinde ben baştan bir kez daha ''çocuk kalbi''ni okuyacak sonra küçük prensin uçağıyla masallara uçacağım.sen de gel sevgilim.bu boktan dünya, en fazla sayıda en çok mutluluk isteyenlere kalsın. nasılsa biz hayata geliş amacımızın mutluluk olmadığını çoktan öğrenmiştik çocuklarız. ‘’bir varmışlar hep yok olmuşlar’’ dedi sakalına gözyaşı bulaşmış amca.Bunu benden başka sadece sen anlardın,bundandır altı yaşındaki kız çocuğunun sesiyle seslenmek isteyişlerim. Sürekli saçmalarım, saçlarımı sapanlara sarar erkek çocuklarına taşlar atarım. Böyle büyüdüm. Yaşlanmanın ikinci evrimindeyim bizim gibilerin devinimi homodan gelmiyor, hep kadınmışız hiç anne olamasakta. Hayat şimdi limanı olan bir kente nefes alıyor Ve oyun bahçeleri çağırıyor. Örgülerim yok benim ya tanımazsan? Elim sen de kaldı! ‘
özgenAydos
|