Daha iyi olduğumu söyleyebilmek isterdim ve daha çok sevdiğimi. Sevgimden ölebileceğimi başına kalkmak ve bir yerlere intihar girişiminde bulunurken yakalanmak. Ama yapamayacağım, bitirilmesi gereken günlük işler ve ayağıma dolanan çocuklarım var, biliyorsun.
Otuz bir çeken adamların hastasıyım, kadınlarını kendileriyle aldatıyorlar ve ben bunda bir ahlaksızlık bulamıyorum. Peki ya sen? Sen memnun musun kendinden, iliklerimi söküp beni atmacalara verdiğin o gecenin ardından düzenli uyuyabiliyor musun?
Üzülme, sonunda diğerlerine benzeyecek, eski sevgililer kitapçığında yarım sayfayı dolduracaksın. İlk kez üzüyor beni, birini unutma düşüncesi. Beni arada sırada ara olur mu, seni ne kadar sevdiğimi hatırlat. Hatırlat ki duvarlarım uzasın, kaşlarım kalınlaşsın, eski papuçlarıyla bir adam göğsümün tam ortasına otursun.
İyiki yürüdükçe bitmeyen yollar var çünkü nereye gideceğini bilmeyen bir insan hiç bir yere varamıyor. Babamın koluna başımı yaslıyor ve anneme ağlıyorum. Anlamıyorlar ama seviyorlar. Sen de böyle sevebilirsin sanmıştım. Bir adım ötesi yok; çok inanmıştım.
Omzumu jiletliyor, mikrop kapmayı bekliyor, naifçe seni öldürmeyi planlıyorum. Bunu her gece yapıyorum. Kabul etmeliyim ki, zavallıyım. Bir yerlerde karşılaşırsak Gregor Samsa'yla
O'na asıl böceğin kim olduğunu göstereceğim.
Yere tükürür gibi küfür edebilmeyi ve bir otel odasında seni sünnet edebilmeyi istiyordum. Görmediğim hiç bir uzvun kalmasın, sen dokunmadan hiç bir organım çalışmasın. Adına şarkılar yazayım, adına şiirler yazılsın. Senden önce söylenmemiş hiç bir cümle kalmasın. Kimse seni tanımasın, herkes sana tapsın.
Kuşkusuz ki çelişkili bir kadınım. Yanımda olsaydın, seni sever miydim emin değilim.
Ama sana dokunmayı hayal etmek, başka adamlarla sevişmekten daha keyifli. Her defasında bir sigara yakıp bambaşka dünyalara yolculuk yapıyorum. Yıkanmama gerek yok, sen üstüme sürün, arınır ellerim tüm pisliklerden.
Çok kadın görmeli ve çoğuyla sevişmelisin. Seni sevmeli hepsi, sana benim sunamadığım hayatlar yaşatmalılar. Hiç düşmemeli, hep en tepede kalmalısın! Bilirim, incinir saramazsın yaralarını, seviştiğin kadınlar da saramaz.
Bana gelmek zorunda kalırsın, kendine yenilirsin. Bunu istemem.
Bu yüzden bırak, ben her sabah beş de sokak kedilerinden kaçarak uzun yürüyüşler yapayım, leş gibi kokayım ve her seferinde bu sızının daha da azalacağını düşünerek soğuk suyla yıkanayım.
Geleceksen haber ver,
Babamı terkedeceğim.
08.08.09